Image Slider

Kyoto Animasyon Stüdyosuna Saldırı (KyoAni)

| Tarih:
Cuma, Temmuz 19, 2019

18 Temmuz 2019 tarihinde Kyoto'da bulunan Kyoto Animasyon stüdyosuna şüpheli bir saldırı gerçekleşti. Şuan itibari ile saldırı sonucu 33 kişi hayatını kaybetti, 41 kişi yaralandı.

Kyoto polisine göre 1989 yılından beri en yüksek ölümle sonuçlanan kundaklama saldırısı.

Stüdyo'ya saldırı esnasında "ÖLÜN" şeklinde bir adamın bağırdığı ihbar edildi. Yaralanan 41 kişi bölgedeki yerel hastanelere sevk edildi. Saldırı sabah 10:35 civarında gerçekleşti ve bu saat içerisinde binada +70 kişinin olduğu söyleniyor.

Bildirilere göre 10 ceset binanın 2. katından çıkarıldı. (5 kişi yangından haberi olmadan merdivenden yukarı çıkarken ateşlerin arasında kaldı.) Yangından ötürü itfaiye yetkilileri bina içerisinde arama yaparken zorlandığını ve çok fazla cesedin bulunduğunu söylüyor.

Etrafta bulunan kişilerce; kundaklama sonrası büyük bir patlama gerçekleşti. Binadan ciddi derece siyah dumanlar çıktı.

59 yaşında Japon bir kadın; "Saldırıdan sonra uzun saçlı ayakları çıplak ve kanlı görünen bir adam şarkı söyleyerek yere uzanıyordu" dedi. 

Saldırganın 41 yaşında bir erkek olduğu söyleniyor. Kyoto Valiliği Polis Sözcüsü, beyaz bir sıvı dökülerek binanın ateşe verildiğini onayladı.

Kyoto Stüdyosu'nun (KyoAni) bugüne kadarki önemli işleri: 'K-On', 'Suzumiya Haruhi No Yuutsu', 'A Silent Voice', 'Clannad' ve 'Kobayashi-san Chi No Maid Dragon'


Olayın etkisi azaldıktan sonra KyoAni şirketinin başkanı Hideaki Hatta "Kalbimize büyük bir yara verdi, şiddete başvurmanın sebebi nedir, ne yararı var?" şeklinde konuştu. 

Anime hayranları ve saldırıya uğrayan kişilerin aileleri sosyal medya üzerinden başsağlığı mesajları gönderip #PrayForKyoAni etiketini başlattı. Hayranlar şirkete yardımcı olmak için öğlen 14:00'dan sonra yardım kampanyası başlatarak an itibari ile 950,000$ dolar topladı.

Japon başbakanı Shinzo Abe twitter hesabında "Çok fazla insan öldü ve yaralandı. Bu çok korkunç söyleyecek bir söz bulamıyorum" dedi.

Halk saldırıyı yapan kişinin ölüm cezası ile çarptırılmasını istiyor. (Japon anayasası içerisinde net bir şekilde uygulanmasada kasıtlı olarak ahşap evleri ateşe verip zarar veren kişilerin ölüm cezası ile çarptırılabileceği maddeler bulunuyor. Nitekim 2008 yılında Osaka'da benzer bir olayda 16 kişinin ölmesine sebep olan kişi idam cezası aldı.) 

Yaşanan saldırı yüzünden Japonya, anime ihracatında sponsor desteğinin azalacağını düşünüyor.

Waseda Üniversitesi yangın uzmanı NHK'ya verdiği röportajda, binanın içerisinde döner bir merdiven olduğunu bu sebeple yangının hemen yayıldığından bahsetti. 

~ ~


19 Temmuz 2019 - Binanın yakınlarında iki benzin tenekesi, bir sırt çantası, bir el arabası, 5 adet uzun bıçak bulundu.

Saldırganın polis ile geçen diyaloğunda bağırarak kendisinden birşey çalındığından bahsettiği söylendi. Bugünkü görüşmelere göre KyoAni stüdyosu saldırganın mangalarını çalmış. Soruşturma devam ediyor.

Tokyo'da Sevgililer Günü Karşıtı Yürüyüş Gerçekleştirildi (Romantik Kapitalizm)

| Tarih:
Çarşamba, Şubat 13, 2019


14 Şubat sevgililer günü perşembe gününe gelmiş olsada Japon hükümetinin kapitalist yaklaşımıyla verdiği mesajlar halkın sevgililer gününü cumartesi kutlaması gerektiği yönünde. Yapılan indirimler ve etkinliklerde cumartesi gününe denk getirilmiştir. Buda devrimci bir örgüt olan "Sevilmeyen erkekler" örgütünün romantik kapitalizme karşı bir yürüyüş yapmasına neden olmuştur.

Katılımcılar toplandıktan sonra polis eşliğinde Shibuya sokaklarında yürüyüşe geçtiler. Örgütün lideri olan Akimoto'nun megafondan "Sevgililer gününü bitirin", "Romantik kapitalizmi ezin!", "Üreticilerin komplolarını desteklemeyin, bizleri kontrol ediyorlar" şeklinde beraberce bağırdıkları gözlemlendi.

Akimoto'nun ismi size tanıdık gelmişse hafızanızı biraz zorladığınızda hatırlayacaksınızki, aynı devrimci hareketini Noel arifesinde de yapmıştı.

Pankartları tutan ve etraflarında olan birkaç kişinin çaktırmadan güldüğünü görebilirsiniz, ancak Akimoto'nun anlatmak istediği gerçeklerde çok yanlış sayılmaz. Çünkü yürüyüşün devamında "İnsanları sevgililer gününde kaç tane çikolata aldığına göre değerlendirmeyin", "Sevilmeyen, sevgilisi olmayan insanlarla dalga geçmeyin" diyerek bağırmıştır.

Grup ilerleyen dakikalarda insanları yönlendirdiğini düşündükleri çikolata markaları olan "Godiva" ve "Black Thunder" markalarınıda eleştirip uzun bir süre sessiz durma prostestosu yapmıştır.

Sevilmeyen erkekler örgütünü ciddiye almak zor çünkü etraflarındaki insanlar yaptıkları işin komikliğinin farkındalar, etraflarına bakıp ne kadar saçma bir iş yapıyoruz deselerde Akimoto'nun ifade etmek istedikleride ortada. Bunun yanısıra toplanan grup arkadaşlıklarından gayet mutlu bir şekilde Shibuya sokaklarında protestolarını gerçekleştirdi.

Video Linki: [TIK]

Haruki Murakami'nin 'Yeraltı' Kitabı Japonyaya Soğuk Bir Ders Vermeye Devam Ediyor

| Tarih:
Cuma, Ekim 12, 2018

20 Mart 1995 Sabah: Haruki Murakami Oiso Kanagawa eyaletinde kitap raflarını düzenlemekteydi.

Aynı saatlerde Tokyo metrosunda hareketli anlar yaşanıyordu. Aum Shinrikyo üyesi üç kişi şemsiyelerinin sivri uçlarıyla, taşıdıkları poşetleri delerek sarin gazı saldırısını düzenledi.

13 kişiyi öldüren bu saldırı, sözde barış ortamı arayan örgütün verdiği sonuçtu.

Murakami saldırıyı haberden öğrendikten sonra büyük bir şok yaşadı fakat onun açısından Japonya'ya bakacak olursak ülkenin yaşadığı doğal afetler ve geçmişten gelen sorunlar çerçevesinde bu saldırının basit bir "kötülükden" ibaret olmadığını hissediyordu. Yabancıların kendileri hakkında başarısız bir toplum olduğunu düşüneceklerini, aum olgusunun Japon benliğiyle bir bütün olarak bakılacağını daha fazla düşünmek istemedi. Olayın mağdurlarını, aum'u savunan, düşünen tüm insanları araştırarak sonuçları resmetmek istedi. Sonuç: 'Yeraltı: Tokyo Gazı ve Japon Ruhu' oldu.

Murakami derinlemesine yaptığı araştırmayla gazeteciliğe de adım attı. -Yaptığı bu araştırma geçtiğimiz mart ayında 20. yılına girdi. Aum lideri Shoko Asahara ve saldırıda yardımı dokunan 12 örgüt üyesi Temmuz 2018'de idam edildi. Buda Yeraltı kitabının tekrar değerlenmesini sağladı.

Tokyo üniversitesinde sosyo-kültürel çevre çalışmaları konusunda araştırmada bulunan Mayumi Fukunaga "Saldırıdan önce bile Aum üyelerinin neden bu tarz davranışlar sergiledikleri konusunda çok az bilgiye sahiptik." Aynı zamanda 'Yeraltı' kitabının 1990 yılındaki Japon toplumuna karşı bir bakış açısı getirdiğini ifade etti. Fukunaga konuşmasına devam ederek "Bu tarz felaketleri tekrar yaşamamamız için kendimi konuşmak zorunda hissediyorum. Aum Shinrikyo olgusu bir sapkınlık değildi. Toplumumuzun yapısal patolojik bir durumu." dedi.

Kitabın ilk yarısı hayatta kalanlar, aile üyeleleri, tren çalışanları ve ismi gizlenen kişilerden alınan bilgilerden oluşuyor. 
Tokyoda sabah saatinde tren istasyonu: Japonya'nın bütün homojenliğini ve inançlarını ortaya sermektedir.

Murakami; Sarin gazıyla bütünleşmiş gazeteleri çıplak el ile toplayan istasyon çalışanından, zehirli gaz salınımlarına alışmış bir kadın öğretmene, boşanmak üzere davaya giden bir karides satıcısına kadar bir çok insandan çok değişik cevaplar alıyordu. Bazı cevapları okuyucular tarafından dinlemek zor olabilir özellikle sarin gazının insan vücuduna temasıyla verdiği tepkileri mide bulandırıcı ayrıntılarla duyduktan sonra. Aslında Murakami hariç hayatta kalanların büyük bir çoğunluğu olayları geride bırakmaya özlem duyuyorlar.

Watanabe Kazan: Edo Dönemine Göre Çok Açık Fikirli

| Tarih:
Cumartesi, Haziran 02, 2018

Kapalı bir ülkede yaşadığınızı hayal edin. Japonya iki yüzyıldan uzun süre özellikle 1630'lu yıllarda hristian karşıtı hareketler ve 1850'li yıllarda da Amerika'nın "Kara Gemi" saldırılarıyla uğraştı.

Kapalı, penceresiz, havasız bir ev. Kapının ardında bir yaşam olduğunu biliyorsun. Boğuşuyorsun, kendinle kavga ediyorsun ve sadece yaşamak için besleniyorsun. Ama konfüçyüsçüler artık bunun düzelmesi gerektiğini suçlu birşeylerin olduğunu düşünmeye başladılar.

1838 sonbaharında Shoshikai adında resmi olmayan bir klüp toplantı düzenledi. Üyeleri genelde genç ve endişelilerdi. İsimlerini her zaman gizlediler. Daha sonra öğrenildi ki klübün kurucuları Konfüçyüsçü akademisyenlerdi. İlk yapılan toplantılarda topraklarda sık sık yaşanan kıtlık tartışılıyordu. İlerleyen zamanlarda 'Rangakusha' olarak adlandırılan öğrencilerde klübe katıldı. Bu kişilerin çoğunluğu Nagazakide bir adaya hapsedilmiş öğrencilerdir. Genelde Hollandalı tüccarlar sayesinde yaşamlarını sağlıyorlardı. Yabancılar, dışarıyla iletişimlerini sağlayabildikleri tek pencereleriydi.

*Rangaku:  Edo döneminde Batı ve özellikle Hollandalıların temaslarıyla Japonyayı bilgilendirme olayıdır. Bilgileri alan ve halkı bilinçlendirmeye çalışan kişilerede Rangakusha denmektedir. (Dönemin hükümetinin soyutlama politikasına karşı gelme çabasıdır.)

Shoshikai klübünün gündemi, düşündükleri büyümeye genişlemeye başladı. Söylentiler çıkıyor iddialar atılıyordu. Düşünsenize hiçbir gazete yok, haber yok herşey gizli.

Yeni çıkan söylenti: 1825'lerde Morrison adında bir amerikan gemisi Japonyaya iki adet kasa getiriyordu. Gemi Japonya'ya vardığında 'tahliye yapamaz' dendi ve hemen geri gönderilmesi için hükümet bildiri yayınladı. -yöneticiler gemide misyonerlerin olduğunuda biliyorlardı *Samuel Wells Williams gibi. Aynı zamanda gemi girişini yapabilmek için savaşta esir düşmüş 7 Japon askerinide iade edeceğini bildirmiş-


Amerikan gemilerin geldiğini öğrenen Rusya ve İngiltere uzakdoğu sularına gemilerini göndererek Japonyadan ticari talepte bulundular. Japon hükümetinin sert tavrı karşısında tatlı dil dökerek etkilemeye çalıştılar. Manipülasyonlar ve tehtidler de bulundular. Japon hükümetiyse suların yabancı trafiğine kapatıldığını -yasakladığını- reddettiklerini bildiriyordu. Kesin ve sert bir dil ile 'ikinci bir düşüncenin olmadığını' söylüyorlardı. Bu kararı test etmeye çalışacak kişileri de ağır bir şekilde tehtid ediyorlardı. Fakat sorun şuydu; Japonyanın askeri gücü, özellikle topçuları ilkel haldeydi. Bu ilkel gücü batılılarda biliyordu. Peki Japon hükümeti bunun farkında değil miydi? Shoshikai üyeleri farkındaydı yada hissediyorlardı ki 1838 yılında bu korkularıyla beraber bir araya geldiler. Morrison gemisinin yola çıktığı çok önceden biliniyordu ve barışçıl silahsız bir şekilde yaklaşıyordu. Silah zoruylada geri sürüldü. (Hatta geliş parasını ödediği bile söylenmekte.)

Kusatsu-Shirane Volkan Dağının Patlaması (Ölü ve Yaralılar Var) -Japonya

| Tarih:
Salı, Ocak 23, 2018

Salı sabahı Kusatsu-Shirane volkan dağının patlaması sonucunda bölgedeki kayak tesisinde bulunan 2 kişi hayatını kaybetti 11 kişide yaralandı. -23.01.2018 // 14.48

İlk yardım ekiplerine göre dağın patlaması sonucu ortaya çıkan çığ ve taşlar, yakında bulunan kayak tesisi ve telesiyej kampına geldi. En az iki kişi hayatını kaybetti.


Meteoroloji ajansı  2.171 metrelik dağın 1983'den beri ilk defa aktif hale geçtiğini söyledi.

Ekipler yoğun şekilde çalışma yaparak tesislere yakın yerlerdeki dinlenme evlerinin çatısınada taşların düştüğünü belirtti. Yoğun siyah dumanla birlikte yamaçlarda bulunan birçok kayakçı kayboldu. NHK kanalıyla röportaj yapan birkaç kayakçı; "Büyük bir patlama yaşandı ve arkasından siyah dumanlar yükseldi. Neler olduğunu anlayamadık" dedi.
Diğer kayakçıysa "İnsanlar taşlar tarafından yaralanmış gibi görünüyordu. Boyutları yaklaşık 10-20cm gibiydi" dedi.

NHK'da gösterilen fotoğraflarda da telesiyej bölgesindeki yaralanmaların cam ve taş parçalarından olduğu görülüyordu.

Valilik yaptığı açıklamada; Yaşanan çığın volkan patlamasıyla beraber gerçekleştiğini bildirdi.

'Tokyo Electric Power' şirketi patlamadan sonra kayak merkezi ve etrafında elektrik kesintilerinin yaşandığını doğruladı.

Bölgede aktif olmayan volkanik dağların faliyetlerini inceleyen ekipler, dağın patlamadan önce herhangi bir değişim göstermediği için önceden uyarı sisteminin çalışmadığını söylediler. Merkezi hükümet bölgeye yardım takviyelerini sağlamak için ekip kurarak kötü hava nedeniyle -kül birikimi- yakınlardaki kusatsu kaplıca beldesi ve diğer yerleşim alanlarına ulaşımın bir süre gerçekleşemeyeceğini söyledi.

Gunma valisi: Dağın Gunma ve Nagano sınırları arasında yer aldığını, Meteoroloji ajansı tarafından sürekli olarak izlenen 50 volkanik dağdan biri olduğunu açıkladı.

   

Caddede Oluşan Büyük Çukur Ve Sonrası (Japonya)

| Tarih:
Çarşamba, Kasım 16, 2016

Japonya'nın Fukuoka kentinde 30 metre genişliğinde 15 metre derinliğinde çukur oluştu. (8 Kasım 2016)

Şehrin en büyük caddelerinden birinde oluşan çukur, o an kimsenin bölgede olmamasıyla ölen yada yaralanan olmadan sorunsuz atlatıldı.

Hatırlatmakta fayda var caddenin doğalgaz ve elektrik hattının çukura düşmesiyle büyük endişe yaşanmıştı.

Japon belediyesi iki gün önce yapım çalışmalarına başlayıp bugün sonuçlandırdı. Fotoğrafta gördüğünüz sağ taraf caddenin şuanki hali. İki günde sıfır haline döndürebilen bu milletin, atom bombasından sonra nasıl ayakta kaldığını sorgulamaya gerek yok diye düşünüyorum. O bombalar Japonya değil de başka ülkeye atılsa ne olurdu?

(Video sürekli silindiği için kaldırdım.)
Olayı bilmeyenler videosunu izleyebilir. Çukurun neden oluştuğu hakkında birşey söylenmedi. Tesadüf olarak bakılıyor. 

Bölgenin düzeltilmesi için ıslak çimentoyla beraber ortalama 6.200 metreküp kum çukurun içine dolduruldu. Bu şekilde bir onarım gerçekleştiğine göre -Japonyanın yüz ölçümü çok küçük ayrıca ada ülkesi olmasıyla bazı bölgelerine genişleme için- doldurma işlemi gerçekleştirmiş olabilir Yoksa bu şekilde çukur oluşmaz ve tekrar hızlıca doldurulamazdı diye düşünüyorum. (Üsküdarda da sahil kesiminin büyük bir çoğunluğuna denize doldurma işlemi uygulanmıştır. Yanlış hatırlamıyorsam maltepe sahilide öyleydi.)

Çalışmalardan sonra Fukuoka belediye başkanı Soichiro Takashima "Yaşanan bu büyük sorun için çok üzgünüm" dedi. Geleneklerine bağlılıkları.. Saygıları..

Bizde olsa ne olurdu; Ya tutturmuşsunuz çukurdu felan. Elimizden geleni yapıyoruz işte, Kader.. Yer yarılmış işte şey yapmayın bence önemli olan bizim düzeltebilmemizdir. :" Kinayeler Kinayeleer.


Japonya'da 2016 Sakura Dönemi Başladı

| Tarih:
Cuma, Mart 25, 2016
Japonyada Sakura dönemi başladı, çiçekler yavaş yavaş açıyor. Her sene olduğu gibi firmalar Sakura dönemine özel ürünlerini çıkartmaya devam ediyorlar. 3 senedir yaptığım seriden fark ettiğim şeyler oldu. Yavaş yavaş firmalar işi üst seviyeye çıkartmaya başladılar. Önceden yemeklerde tad ve aroma olarak görürken artık hemen her üründe görebiliyoruz.

Starbucks


Kobe - Akashi Kaikyō Köprüsü Bilgiler

| Tarih:
Pazartesi, Şubat 22, 2016

Dünyanın en büyük köprüsünün Japonya Kobe-Awaji Adası arasında olduğunu biliyormuydunuz? Cevabınız ne olursa olsun hadi gelin biraz tanıyalım.

Mayıs 1955 sabah 06.40 da Awaji adasından yola çıkan Shiunmaru vapurunun içinde bulunan öğrenci ve yetişkinler Kobe şehrine geçerek işlerine okullarına dağılacaklardı. Ancak 06.56 da yoğun dalga ile sisin birleşmesi sonucu başka bir gemiyle çarpıştılar. 100'den fazla çocuğun öldüğü, o kadar insanında yaralanarak hastaneye kaldırıldığı kayıtlara geçmiştir. (Toplamda ölü sayısı 168)



İşte tam da bu olaydan sonra Japon hükümeti bunun altında kalmamak, oradaki ailelere karşı sorumluluk duygusuyla ve saygılarını tekrar sunabilmek için 1955 yılında oraya köprü yapacaklarının sözünü verdi. Ama bu hiçte kolay olmayacaktı. Çünkü o güne dek o kadar büyük asma köprü inşa edilmemişti. Diğer zorluğuysa köprünün yapılacağı nokta en işlek vapur ticaretinin yapıldığı yerlerden biri. Günde yaklaşık olarak 2'bin vapurun ziyaret ettiği söylenmekte. Tabiki sorunlar sadece bununla sınırlı değildi. Bölgedeki akıntı inanılmaz derecede fazla ve tam olarak fay hattının olduğu noktalardan biriydi. Bitmedi. Çünkü o bölgede en büyük tayfunlarda görülmekte. Köprünün yapımı için tam 30 yıl araştırma yapıldı.

30 yıl yapılan büyük araştırma ve çaba sonrasında köprünün yapımı 1988 tarihinde başladı. Yapımı için 4.3 milyar dolar para harcandı. 

Sırf köprüyü yapma adına yeni teknolojiler keşfedildi. Suda katılaşan beton gibi. O yıldan önce su içinde katılaşan beton bulunmadığı için 30 yıllık araştırmada köprünün temelleri suda atılacağından ötürü yeni teknolojileri bulmaya yöneldiler. Köprü, her şartlara uygun hale geldiğini 17 Ocak 1995'de meydana gelen büyük Kobe depremiyle kanıtladı. 1 metre daha boyu uzatılarak 5 Nisan 1998 yılında ulaşıma açılarak, Japonya hükümeti halkına verdiği sözü yerine getirmiştir.

-Köprünün Kobe'den Awaji adasına uzunluğu 1.991 metredir. (1.991 metre yaklaşık olarak 1.5km ediyor.)
-Asma köprüleri tutan kulelerin yükseklikleride 80 katlı apartman yüksekliğinde yani 283 metredir. 
-Tasarımına baştan Satoshi Kashima öncülük etmiştir.



Japonyada Satışa Çıkan Gizli Desenli Şemsiyeler (Islanınca)

| Tarih:
Pazartesi, Eylül 21, 2015


Japonyada fazlasıyla ilgi gören bu şemsiyeler sizi yağmurdan korurken ıslandığında da güzel desenler çıkartarak havalı olmanızı sağlıyor. :) Şemsiyenin iki özelliği varmış, sizi ıslanmaktan yani her şemsiyenin yaptığı gibi suyu tepmesiyle sınırlı kalmıyor bir kısmınıda içine emerek özel yapılmış desenlerin ortaya çıkmasını sağlıyor.

İlk yapılanlar geleneksel Japon motifleriyken, şemsiyeler tutunca aktif kültürlerede uygun yenilikçi desenlerde de yapmayı ihmal etmemişler. Ayrıca şemsiyeyide amazon sitesi üzerinden alabiliyorsunuz. (Link) Şuanda bir taneyle sınırlı olsada, önümüz kış artacağına eminim. :)

Aslında ben olsam ürünleri random olarak satardım, hem daha heycanlı olurdu hemde bir alım algısı oluştururdum. İnsanlığında temelinde vardır bu gizlilik merak duygusu. Yani o istediğini ve başkasında gördüğü çıkana kadar hep almak isteyebilir. :D Tabi bunun içinde her deseni tek renge değil seri bir şekilde üretim yapmak lazım. Neyse ben neden bu kadar kastım? lkdgjslkdjgd.


Japonya'nın Şu Durumda Bilinmeyenleri / Uygur Olayı

| Tarih:
Perşembe, Temmuz 02, 2015
"Benim ne kadar Japon fanı olduğumu, ülkeyi sevdiğimi biliyorsunuz bunu diyerek başlamak istiyorum çünkü yazacaklarım bana göre insanların bilmediği şeyler. Ve benim ne kadar tarafsız biri olduğumunda anlaşılması için. Bu yazının amacı hiç bir şekilde Japonya'ya olan sevginizi değiştirmek, düzenlemek değil sadece dünyanın siyasi durumunu bilmeniz, farkına varmanızı istememden oluşuyor."

Japonya eskilerden beri çinlileri sevmemektedir. Bunun temelinde güneşin batmadığı ülkelerden biri olmak istemesine kadar dayanır. Japonya bundan uzun yıllar önce imparatorluktu ve bu imparatorluğu 1945 yılına kadar sürebildi. Bunun bozulmasındaki en büyük etken çindir. Uzun uzun paragraflar yazıp akıl karıştırmakta istemiyorum, bu kadar bilgiyede sahip değilim sadece araştıran biriyim.. Bazı konularda wiki'den linkler paylaşacağım özellikle attıklarım türkçe olacak ama çevirilmiş kısımları az. İngilizceniz varsa ingilizce okumanızı tavsiye ederim.

Birinci Çin Japon Savaşı > Tık
Çin Japon Savaşları > Tık
Nanking Katliamı > Tık


Attığım üç link sadece olayın temeliydi aslında. Japonyanın derinlerine indiğimizde daha karanlık ve çinliler üzerinde uygulanmış deneylerini görebiliriz. O dönemde Japon imparatorluğunun başında Hideki Tojo adında Hitler kadar yaptıklarıyla ünlü olabilecek bir başkan vardı. Şuan dünyada hitler kadar konuşulan biri olmasada yaklaşık 8 milyon kişinin ölümüne sebep olduğu bilinmekte. Bununla birlikte nazi'nin toplama kampları gibi kendilerinin kurduğu Birim 731. bölgelerine sahiplerdi. Burada özellikle mançuryada yaşan çin halkı üzerinde deneyler yapıyolardı. 

Hideki Tojo Kimdir? > Tık
Birim 731 > Tık

Söylediğim gibi benim amacım Japonyadan nefret etmenizi sağlamak değil. 1-2. dünya savaşları hatta 1950'lere kadar her ülkenin yapmış olduğu kötü durumlar, çok derin olayları mevcut. Çünkü çağ bunu gerektiriyordu. Bugün hiç bir ülke çıkıpta diyemez biz çok iyiydik diye. En ufak en minik ülkenin bile yaptığı uyguladığı şeyler var. Ancak buradaki farklı durum Japonya'nın istekleriydi. Japonya biliyorsunuz ki çin savaşlarından öncede Asyanın çoğuna sahip hatta Kore'yede sahiplerdi. Çünkü Japonyanın amacı Asya Asyalılarındır felsefesini ele alarak en Asyalı kendilerini görüp tüm Asyaya sahip olmak oradan dünyaya açılıp tüm dünyanın imparatoru olmaktı.

Asya Asyalılarındır Görüşü Bilgiler > Tık

İşte bugünlerde yaşanan uygur olaylarında ben Japonya'nın bu kadar barışçıl davranışlarından ötürü bu tavır ve tutumda olduğunu düşünmüyorum. Benim amaçlarım yukarıdakiler olsa ve sonunda herşeyi kaybedip bayrağıma kadar değiştirilsem hatta bugün bu yenilgilerden "ABD'den" dolayı resmi din olarak Şintoizm'ken bunu tam anlamıyla uygulayamasaydım aynı tutumu gerçekten bende yapardım. Uygurluların yaşadığı bir zulm gerçekten var ama bunun tam olarak "tüm çinliler" yapıyor olarak gösterilmesi doğru değil. Japonya bu haftalarda ilgi çekmek adına bayraklarını yarıya indirdi, gemilerine uygur bayrakları yerleştirdi ve çinli askeri araçlarla yakın temaslarda bulunarak onlarla dalga geçmeye çalıştı.. Çok güzel bir çaba mevcut ama gerçekten herşey bu kadar iyilik düşüncesinden mi? Bu kadar gösterildiği kadar barışçıl olmaktan mı işte ben buna inanmıyorum çok fazla. Çünkü çin ile olan bir kötü geçmiş var ve bugün hala o nefreti halk taşıyor. Ve böyle bir olay olduğunda da bu fırsatı tepmek bence hata olurdu. Herşeyin görüldüğü kadar basit olup olmadığıda sizin araştırmalarınızla size göre değişecektir. Böyle bir ortamda Japonyayı çok sevsemde herşeyin göründüğü kadar basit olmadığı. Dünya siyasetinin çok karanlık ve zor olduğunu vurgulamak istedim. Olaylarda sadece bunlarla sınırlı değil zaten siz daha çok araştırdıkça göreceksiniz..

Gerçekten tarih o kadar karışık ve zor ki.. 100 yıl önce yaşanan şey bile bugüne etki ediyor. İnanın bazı temel duygular kolay kolay beslenmez ve körüklenmez yaşanan tüm sorunların temelinde tarih vardır. Hiç bir ülke de orada birşey oluyor hadi hemen koruyalım derdine düşmez. Düşer diyorsanız çok fazla humanist olduğunuzu düşünürüm ama şuanki dünya düzeni bunu kaldıramıyor öyle değil... Ülkeleri geçtim, arkadaşlıklar bile böyleyken ülke adına nasıl o kadar rahat konuşabiliriz ki. Birşey olduğunda hemen satan arkadaşlarımızı, çıkarcı arkadaşlarımızı bile biliyorken.. O yüzden herşeyi güzelce araştırıp tam bilgiler edinin. Hatta size bir kaç tavsiye daha vereyim, özellikle Japonyanın imparatorluk zamanındaki amaçlarınıda araştırın, önceki bayraklarını, ABD ile olan savaşlarını.. Meiji dönemlerini herşeyi... Araştırmayı seviyorsanız tavsiye ederim.. Hiç bir şekilde de ülkeyle olan görüşleriniz değişmesin.. Yaşanan birşeyi kimse değiştiremez ve birşey yaşandı diyede tüm millete yıkılamaz.

MOS BURGER'mi Çıldırmış Olmalı. -Tokyo Kulesi 1 / MOS BURGER 2

| Tarih:
Çarşamba, Mayıs 27, 2015



13 Martta Tokyoda yeni restorantını açan Mos Burger çılgınlık yapma kararı alarak Tokyo kulesini sembol edecek hamburgerinin üretimine başladı. 

İçindekiler:  Köfte, Domuz Pastırması, Marul, Domates, Soğan Halkaları, Ketçap-Mayonez, Özel Biber Sosu. (Sıcak olarak)


Burger firmamız fiyatınıda, 800 Yen yani (18tl olarak) belirlemiş. Ancak bu fiyat sadece yeni açılan mağazası için. Diğer mağazalarında yerseniz 22tl'yi gözden çıkartmanız gerek. 


Bizim için en önemli kısmı buydu değil mi?

Akihabara Market ve Dükkanlarında Gezelim - Şuan Neler var?

| Tarih:
Cuma, Nisan 17, 2015

Japonyanın en çılgın bölgesinden olan Akihabara'da şuanda neler popüler ve neler var merak ediyorsanız burada bulacaksınız. Bol renkli ve animeli fotoğrafları ekliyorum.

Japonyadaki Hello Kitty Cafe'ler Yeni Yıla Hazır

| Tarih:
Çarşamba, Aralık 17, 2014
Özellikle Shibuya'da bulunan Hello Kitty Cafelerin büyük çoğunluğu yeni yıl için özel menülerini hazırladılar. Yeni yıl temalı Hello Kitty yiyeceklerini görmek istermisiniz?

Ülkemizde çokça görmek istediğim Sanrio ürünleri ve mağaza zincirleri, sadece yiyecek menüleriyle sınırlı kalmamışlar ve ürün satış marketlerinide yeni yıl için düzenlemişler. Ayrıca Hello Kitty'nin 40. yılını kutladığını da hatırlatmak istiyorum. Yılbaşı ürünlerinin -sınırlı sayıda- olduğunu duydum! Bende istiyorum.


Japonya'ya Özel Siyah Hamburger / バーガーキング 黒バーガー

| Tarih:
Perşembe, Eylül 18, 2014

Bölge bazlı yenilik yapan yemek sektörü markası Burger King, Japonyada Kuro Hamburger / kısaca Siyah hamburger olayını başlattı. Ülkemizde patatesleri sorunlu olan bu marka :P değiştirdiğini iddia ederek boyutlarını sadece uzatsada, Asyada çok iyi işler yapıyor! Bizde de güya patateslerini düzeltti. Hayatımda bu kadar berbat patates yediğimi hatırlamıyorum. Dandik bir restorantta bile patates yeseniz bayıla bayıla yersiniz, ama Burger king nasıl bunu başarıyor bende anlamıyorum. Yabancı ülkelerde bu kadar aktif ve yenilik yaparken bizim ülkemizde böyle durumları mevcutsa, türkiye geliştiricilerinin suçudur, hatasıdır demedende duramıyorum.

Japonya'ya geri dönelim. Sakura zamanı, McDonalds'ın yapmış olduğu Sakura menulerinden sonra bu kez sıra Siyah hamburger olayında..

Hatırlatma: BurgerKing bu menuyu 2013 yılında da denemiş sadece ekmeğinde siyahlık yapmış. Bu seneki iddiasıysa sosu ve kaşarının da siyah olması.

Bu siyahlığı nasıl yakaladığı konusunda ki söylentiler;

Mürekkep balığının kullanıldığı
Yosunla birlikte közde pişirildiği (+ soya sosu kullanıldığı)
Gıda boyası kullanıldığı

gibi durumlar mevcut. Benim iddiama göre gıda boyası olması imkansız çünkü tat'da değişiklik meydana gelir. Ayrıca yerken dudağa ve ele geldiğinde hafifde olsa boya bırakması gerekir. İzlediğim videolarda bunu görmedim. Yosunlu közde pişirilmesi ve Mürekkep balığı söylentileri daha yakın geliyor, peki.. Sosunun ve peynirinin'de siyah olmasını nasıl açıklayacağız? Ekmeği tamam bir şekilde halledersin ama et ve sosda da bu kadar zahmet yapılır mı bilmiyorum. Bu işte başka birşey var gibi sanki :P Zaten yanlış bilmiyorsam kısa bir süre olacakmış. (Özel ürün olarak) Satışta patlama yapacak, geçen haftadan beri bu hamburgeri konuşmayan Japon görmedim..

Code Geass : R1 - Hangyaku no Lelouch (Anime Tanıtımı)

| Tarih:
Çarşamba, Temmuz 30, 2014

Tür: Aksiyon, Doğa Üstü, Aksiyon, Sci-Fi, Dram, Askeri
Yönetmen: Gorō Taniguchi
Yazar: Ichirō Ōkouchi
Şirket: Madman Entertainment, Funimation, MBS, HBC, CBC, TBS
Bölüm Sayısı: 25
Puanım: 10/9

Animeyi izlememde ki en büyük etmen %90 olarak arkadaşlarımla birlikte ekip olarak cosplay yarışmasına buradaki karakterlerle katılacak olmam. Yani önceden izleyip bürüneceğim karaktere odaklanmam gerek. Her ne kadar tarzımı yansıtan birisi olmayacak olsada elimden geleni yapmak istiyorummmm.

Japonya, ingiltere tarafından işgale uğrar. Ve yaşayan Japon halkı "11" şeklinde isimlendirilir. Karşı gelmeyenlerede ingiltere vatandaşı olabileceği müjdesi verilir. (Öyle bir yazdımki yeşil kart verecekler sanki.) Ama bunu alabilmek için hiç bir şekilde ayaklanma gibi durumlar gerçekleştirmemeleri ve ne istenirse yapmaları gerek. Ayrıca halka 11 demeleri ve rakamın uğurlu rakamım olması nasıl ama? Büyük bir tesadüf mü yoksa. Gelişen olaylar sonucunda yeşil saçlı, uzaylı veya robotik kızımız C.C, ana karakterimiz Lelouch ile ölüm eşiğindeyken hızlı bir şekilde anlaşma yapar ve Lelouch'un kendisinde çeşitli fiziksel değişime sebep olur. <Gözünde insanları etkilemeye, kandırmaya hatta ele geçirmeye yarayan mühürümsü birşey oluşur>


Olay örgüsü içerisinde çok güzel sözler söyleniyor. "Dünya sadece güzel sözlerle değiştirilemez" şeklindeki konuşma benim çok hoşuma gitti. Ayrıca ingilterenin devlet, Japonlarında özgürlükçü devlete ayaklanan olarak gösterilmesi bana biraz sağ-sol çatışmalarını anımsatan olaylar oldu. Ama anime yazarının ingilizci mi Japoncumu olduğunu ilerleyen zamanlarda anlayacağım çünkü yeri geldiğinde Japonlara terorist dedirtiyor ama ingiltereye karşı şekilde biraz ilginç... Animenin bu kadar ciddiliğe sürüklenmemesi için arkadaşlarının daha kawaii ve eğlenceli kişilikler olduğunu görüyorum. Özellikle Milly isimli sensei tarzında ki karakter kızların göğüslerinden bile rahatça bahsedebilen bir tip. XD 

Lelouch aldığı "Geass" gücünü kontrol etmek için çeşitli denemeler içine giriyor ve çalıştığı yerleri, hangü durumlarda kontrol edemediğini çözüyor. Kafasında maske varken işe yaramıyor + ayrıca sürekli olarak aynı kişi üzerinde etkili değil. Yani bir kez bu büyü türevimsi olayı yaptığında işini halletmeli. Suzaku isimli diğer karaktere geçerken anlamadığım şeyler oldu. Suzakumuz ingiltere için savaşıyor ama yarı Japon hatta Japonyanın eski haline gelmesini istiyor, birde çok iyimser savaş sırasında halktan insanları bile kurtarıyor. Ama neden ingiltere askeri olmaktan vazgeçemiyor bunu bir türlü anlayamadım. İşin diğer garip tarafıysa cosplay yaparsak olacağım karakterde Suzaku Yani şimdi çözemiyorum. Lelouch kraliyetten biriymiş soyluymuş tamam Suzakuylada küçüklük arkadaşları. E peki Suzaku ozaman neden kraliyetten değil diye türk yaklaşımı yapıp batırayım mı durumu hahahah Kendim yazıp kendim eğleniyorum.. ._.

Kavun Ekmeği Ve Japonya (Meron Pan / Bread) Nedir?

| Tarih:
Pazar, Ocak 12, 2014

Son zamanlarda animelerde sık sık gördüğüm Kavun ekmeği hakkında araştırma yapayım dedim. Malum bizim adımız da kavun olunca araştırmasam uyuyabileceğimi sanmıyordum..

Meron Pan olarak geçen bu ürünümüz (メロンパン) Japonyada çok fazla tüketilen tatlı bir ekmek türüdür. Aynı zamanda, Tayvan, Çin ve Latin Amerikada da tüketilmekteymiş. Ben ilk başlarda içinde kavun var zannetsemde, temelde yokmuş. Son zamanlarda kavun aromasıda eklenmeye başlanmış. Sadece görüntü itibariyle Kavun ekmeği adını koymuşlar.

Yapılış - İçindekiler (12 Tane İçin),
- 300g ekmek unu
- 6g paket maya
- 36gr pudra şekeri
- 5gr tuz
- 6gr süt tozu
- 200gr sıcak su (37~38C) 
- 30gr tereyağı

Yapılışı hakkında detaylı yazılar var ancak ben burada, ne olduğu hakkında konuşmak istediğim için fazla detaya inmeyeceğim çok derin yapmak isteyen olursa Tık

Bizim çöreklerimize benziyor türkiyede bol bol bulabileceğimiz bu tarz ekmek gibi görünen tatlılarımız mevcut. Ama isminde kavun olması benim hoşuma gitti. Ayrıca son zamanlarda kavun aromasıda atılmaya başlanmış. Kavunsuz olanlarındaysada (içinde kavun sosu yok hamurunda aroması olanlarda), karamel soslu, çeşitli tatlandırıcı şuruplu olanlar, çikolatalı, kremalı gibi seçenekleride mevcutmuş. Ayrıca iki versiyonu var, ya hamura ekleyip yapıyorlar bunu yada dışı sade oluyor, içi bazı donutslarda olduğu gibi ısırınca yukarıda yazdığım aromalardan birisi çıkıyor. Soslu soslu ay canım çekti gidip donuts yiycemm.

Asyalılar çok fazla tatlı şeyleri sevmediği için, melon ekmeğide çok tatlı olmadığından dolayı fazla tüketiliyormuş. Ne çok tatlı ne çok sade ikisinin ortası, herkesin damak tadına uygun bir şekilde sunuluyor. 

Ek bilgi: Bazı özel yapımlarında çok yoğun terayağı tadıda oluyormuş. Seçeneklere göre en çok ne tadı almak istiyorsanız öyle alabiliyorsunuz yani. Birde şekilli figür yapılmış olanlarıda mevcut.

Japonya'ya gittiğimde ilk işlerimden bir tanesi bu ekmekten yemek olacak, şimdi hepimizin canı çeksin!

Kadına Şiddette Dünya Markasıyız (Kısa Film + Konuşma) / Japonca Kurs Etkinlik

| Tarih:
Pazartesi, Aralık 30, 2013


Not: Fotoğraflar anlık ve zor şartlarda gizli veya müsait değilken çekilmiştir bu yüzden kaliteleri veya iyi çekimleri bulunmamaktadır. Fotoğrafların amacı sadece ortamda bulunduğumu gösteren niteliktedir.

Ülkemizde bildiğiniz üzere bazı birinci olduğumuz konulardan bir tanesi kadına şiddet.. Ülkemizdeki bayanların, erkekler konusunda hakları var gibi görünsede ne yazikki yok. Geçenlerde sınıfımıza ünlü kısa film yönetmenlerinden bir tanesi geldi. Kendi normaldende uzun olarak çektiği filmi daha fazla ses getirebilsin diye, kısa film olarak ilk önce 9 dakika sonrada 3 dakikaya indirerek, insanlara ve türkiyede yaşayan kişilere durumu anlatmayı çabalıyor. Kısa filmde, tek bir konu ve gerçeklikten uzaklık yok. Daha çok gerçek yaşamdan kesitler canlandırılmış ve ülkemizde yaşayan kadınların zorluklarından bahsedilmiş. İlginç gelen bir konuysa, bir kaç örnekteki erkeklerin boşandıkları veya boşanacakları eşleriyle aynı seviyede olup hatta çoğunun okumuş, öğrenmiş insanlardan oluşması. Öyle bu kötülüğü sadece cahiller yapmıyor yani. Gerçekliklerini nasıl biliyorum diye soracak olursanız da bindirme yoluyla, sahnelerin önünde yaşanmış olayların davalarıyla ilgili minik yazılar veriliyordu. (İzlerken)

Ama kötü olan durumsa, yönetmenimizin ülkemizde kısa filmin tanıtılmasını okullarda vs gösterilmesini isteyip devletle irtibat haline geçmeye çalıştığında, hiç bir sonuç alamaması ve hatta, artık makamlara gidip bu işi sorarken güya maillerinde virüs olduğu ve kısa filmi açamadıklarını söylemişler.. :" Bizde yedik? Yemiş gibi olalım.. Tabi bu yapıtı kaybetmek istemediği içinde yabancılarada yollamışlar ve fransada bir kitle tarafından bayağı izlenmiş ve insanlara bilgilendirme yapılmış. İşte bir önceki yorumumdan bahsettiğim üzere, bu olay cahillik yani okumamışlıktan gelen cahillikten oluşmuyor, bu yüzden kesinlikle insanımızın bu konular hakkında bilgilendirmeye, neyin doğru neyin yanlış olduğundan haberleri olması gerek, hatta daha ileri gidiyorum bunun okullarda dersleri veya psikolojik eğitimleri olmalı. Erkekler kadınlardan üstün değildir, kadın özeldir. Kadın dünyadır. Benim klasik kendime ait olan bir laftır bu. Kadın neden dünyadır? Çünkü olmasalardı bizlerde olmazdık, kimse olmazdı. Erkekler tarafından el üstünde tutulup en iyi saygıyı hakeden kişilerde onlar.. Bizim cahil, psikolojik sorunları olan erkekler (hemcinslerim) ne yazikki, işinde, çevresinde, ortamında alamadığı veya yapamadığı şeyleri eşine uygulama hazzını yaşamak istediği için kültürü ve eğitimi ne olursa olsun eşine zarar verme potansiyeline sahipler. Kısa filmde de bahsediliyor, ülkemizde diğer eksik olan konuysa bu tür davalarda ki devletin görüşleri.; bayağı bayağı kötü.. Hani dava açılıyor kadın boşanmak istiyor, şiddet vs hakları tamam korunuyor ama, o kadının eşi psikopat ve tehtidler alıyor, koruma almak (bodyguard) için devlete başvurduğunda %50 dikkate alınmıyor, kendi başının çaresine baka dönüyor işte..

Japonya - Kobe / 神戸市 (Kōbe-shi) Sanki Oralıymışım Gibi / Biraz Kobeyi Tanıyalım

| Tarih:
Çarşamba, Kasım 27, 2013

Bu durumun neden böyle olduğunu bilmesemde, 6-7 aydır ve sonrasında Japonca kursuna gitmemle birlikte aşırı derece Kobe hayranlığı oluştu bende. Hiç bir sebebi olmadan hemde.. (Bunun üzerine Kobenin köyünde yaşarım!) Espirisi bile yayıldı..

Genel olarak bu şehirle ilgili konuşmam gerekirse, bana kocaeli veya almanyanın sanayi bölgelerini andırıyor. En ünlü motor firmaları bu şehirde (kawasaki), zaten Japonyanın büyük bir sanayi iş sektörünüde Kobe karşılıyor. Ama bu kültür çok garip bir şekilde harman olmuş, daha iç kesim dağlık alanlar, yeşillikler, müzeler, parklar mevcutken genel olarakta bir sanayi bölgesi. Ne ilginç değil mi? Sakin ve sanayi yaşamı iç içe gibi. Bunun verdiği kötü etkiyse, yaşlı oranının fazla olması, ünlülerin gittiği mekan olarak pek rabet görmemesi, çeşitli genç işi olaylarında az olması. Ayrıca Kobe şehri hem sanayi hemde bulunduğu merkezden ötürü çok fazla turist alan bir şehir. Çinli sayısıda çok fazla olduğu için amerikadaki china town'un benzeri burada da mevcut. Ben fazla sıkmadan genel çevirilere ve yorumlarıma geçeyim.

Japonya bir kaç adadan oluşmaktadır, Kobeyse Honşu adası üzerindedir. Şehrin tarihi çok eskiye dayanır, bu bölgedeki ilk yazılı belgeler M.S 201 yıllarında Ikuta Tapınağında bulunan İmparatoriçe Jingū'ya ait bazı belgelermiş. Ozamanki adı Kanbe" (神戸) olan Kobe şehrinin şuanki isim kaynağıda geçmişten gelmektedir. Gerçek ismini aldığı yıl ise 1889'dur. (Bazı kaynaklar 1869 olarakta kabul etmektedir.)


Kobe gelişim sürecini tamamladıktan sonra Avrupaya açılan ilk Japon şehirlerinden bir tanesidir ayrıca kozmopolit liman kenti olma özelliğinede sahiptir. Ama tam gelişme sürecinde çok büyük bir deprem geçiren bu şehir 1995 yılında 7.2 şiddetinde sarsılarak uyanmıştır. Halk sabah saatlerinde uyandığında büyük bir yıkımla karşılaşmış ve söylenenlere göre 6.500 kişinin ölümüne sebep olmuştur. Benim şuanda duygulanmama neden olan durumsa,

Kobe'nin belediye başkanı deprem sonrasında 2 gün boyunca su ve elektirik götüremediği için kendisine yediremeyip harakiri yapıp ölmüş olması. 1 yıl sonrada hala şehir tam olarak toparlanamadığı için imar projesini yapan kişide kendisini yakarak öldürmüş. Adamlarda ki onuru, şerefi görüyormusunuz? Neden bu kadar özeniyorum bu adamlara işte söylemeye gerek yok heralde. Bu dediklerimin yalan olduğunu düşünenler varsa o tarihin gazatelerine bakabilir veya ailelerine sorabilirler. Ayrıca depremle ilgili detay için (Tık) - O dönemin gazatelerinden bazı yazılar okumak isteyen olursa da (Tık) Aşırı derecede duygulandım ben şuanda..

Şehrin nüfusu ortalama 1,530,295 - 1,533,000 olduğu söyleniyor. İklim olaraksa istanbula çok benzemektedir. Yazları sıcak kışları serin ve yağışlı geçiyor. Temmuz - Ağustos en sıcak dönemlerken, Ocak - Mart arasıysa en soğuk dönemlerdir. Yıllık sıcaklık ortalaması 15-20 derece arasındadır. (subtropikal iklime sahiptir.) Yüksek bölgelerinde yoğun kar yağışı görülmektedir. Şehrin nüfus ayrımı %13 0-14 yaş, %67 15-64 yaş, %20 +65 yaş aralığındadır. En sık görülen yabancılar, Koreli, Çinli, Vietnamlı ve Amerikalılar.


Japon Alışveriş Sitesi... Grrrr!

| Tarih:
Perşembe, Haziran 06, 2013

Kafayı yemek üzere olabilirim.. Hatta yedim sanırım, ama gene hırsım beni kurtaracak. :D Hayatta yaptığım hiç bir işten çok kötü sonuç almadığım sürece bırakmadım ama bu iş beni deli etttiii!!!!!

Evet bildiğimiz gibi ben HP gruplarının fanıyım.. C-ute olsun, Morning Musume olsun, Berryz olsun.. Onların Japonyada ki satış siteleri burası yani U/F Online. Ama o kadar komik ki sitede yabancı fanları pek düşünmemişler ve en ufak bir ingilizce bildirisi bile yok. 1 haftadır Japon sitelerinden aldığım yardımla ve buraya attığım maille sitenin yabancı yerlere posta atmadığını ama bir olayın olduğunu öğrendim.. Bugün çok kaynaklıyım. Hemen yazışmayı atayım... :D Aşağıda fotoğrafı var ama ben genede açıklayayım. Bana yabancı yerden posta almak için "tenso" isimli siteye üye olmam gerektiğini o şekilde alabileceğimi söylediler. Bu siteyi onlar önerdiği için düşünmeden güvenilir olduğunu tahmin ettim çünkü dışarıdan falan duymadım bizzat Japon sitesi söyledi..

Peki bu tenso neymiş? Hemen onuda araştırdım. Birçok Japon sitelerin yabancı kişilere aracılık yapması gibi bişey nasıl desem. Japon sitelerin çoğu dışarı yollamıyor. Tensoda diyorki oraya bize üye olunca, sana tenso adresi ve telefonu vereceğiz onlarla kayıt olacaksın onlar bize yollayacak bizde sana yollayacağız. Olay tamamen bu, biraz uzuyor iş ama Japon sitelerin suçu işte.. Sonra tensonun başka kimlerle çalıştığına baktım, amazonun japon sitesi bile vardı o yüzden şuan da güvenim tam onlara, ama beni deli ettiler o kısıma geleceğim..

Airi Suzuki Kimdir? Ne Yapar, Ne Yer, Kimi Sever Kimi Sevmez??

| Tarih:
Çarşamba, Mayıs 22, 2013
Suzuki Airi

Doğum Tarihi: 12 Nisan 1994
Doğum Yeri: Gifu - Japonya
Boy: 161
En Güvendiği Özelliği: Herkesle iyi anlaşabiliyor olması.
En Zayıf Özelliği: Konuşmaya başladığında, susmaması.
Alışkanlığı: Kahkülüne dokunması.
Hobileri: Dans Etmek, Fotoğraf Çekmek, Şarkı Söylemek.
Favori Çiçekleri: Zambak, Amber (Hibiscus)
En Sevdiği Renkler: Beyaz, Siyah, Pembe, Açık Mavi, Açık Yeşil.
En Sevdiği Kelime: "Arigatou" (Teşekkürler.)
En Sevdiği Filmler: Harry Potter, Lilo & Stitch, Lord of the Rings, Ghibli Serileri (Totoro Vs...)
En Sevdiği Yemekler: Spagetti (Domates Sosuyla), Chinjao Rosu (Et, Soya, Biber Havuçtan Oluşan Bir Asya Yemeği), Taco (Meksika Yemeği), Sushi, Natto (Soya Fasulyesi ve Pilavdan Oluşan Geleneksel Japon Yemeği, Kahvaltıda yenir.)
Sevmediği Yemekler: Hamburgerin içinde havuç, Çeri Domates, Maydanoz, Kereviz, Karnabahar.
En Sevdiği Hayvan: Köpek
Korktuğu Şeyler: Perili Evler, Gökgürültüsü.
En Sevdiği Şarkı: "FIRST KISS" (Reina Tanaka, Miyabi Ve Kendisinin bulunduğu şarkı, ilk zamanları)
Kendisinde En Hoş Bulduğu Şey: Gözleri.

(Bebekliği)

Airi Suzuki'nin annesi ve babası Japonyada profesyonel golf oyuncularıdır, babası hala maçlara çıkmaktadır. Ayrıca Annesi 1992 yılında LPGA Golf turnuvasına katılmıştır. (Tüm Dünya'daki en iyi golfçülerin katıldığı bir golf turnuvası) Bir tane abisi bulunmakta.. Gifuda doğdu ancak Chibada büyüdü. 8 yıldır ℃-ute grubunun üyesi...