Image Slider

Vejetaryen X Veganların Firmalar Tarafından Kullanılıyor Olması

| Tarih:
Cuma, Ocak 14, 2022

 



Kullanılan kişiler durumun farkında mı değil yoksa kapitalist sistemin "aracı" olmayı mı kabul ettiler.


İfadem kapitalist sistemle başlayınca sistemi eleştirdiğim konusunda bir hava veriyor olabilir. Sistemle işim yok sadece vejetaryen yada veganların durumu fark etmemesini garipsiyorum. -bundan sonraki süreçte kullanılan kişileri VV olarak yazacağım.-

Haberlerde ünlü bir hamburger firmasının vegan/vejetaryen alanına yatırım yaptığını duyuyorum. İlk olarak vejetaryen menüsünün çıkışı, daha sonra %0 et içeriği olan (en çok bilinen menüsünün) vejetaryen versiyonunun çıkışı. Bu yatırımların tutması diğer firmalarında dikkatini çekiyor. Uzaktan baktığımızda hoş görünse de içine indiğimizde bir absürtlük yok mu?

VV'lerin gözünden bakacak olursak hayvan içerikli gıdalara karşılar. Hayvan haklarını savunuyorlar. Size firmaların hayvan içerikli gıdalar üretip yanında VV kitlesini çekmek için bu hamleleri yapması normal mi geliyor?

Genel üretimlerinin %99'unda hayvan içeriği var. VV ürünleri de üretti diye onları yemek doğru mu. Bana kalırsa değil. Yakın zamanda kız arkadaşımla gezerken bir markette ünlü bir çikolata markasının 50 tane çikolatasında süt ve süt ürünleri kullanırken sadece VV olan kişilerin dikkatini çekmek için %100 vejetaryen çikolata çıkarttığını gördük. Ne anladık bu işten? Adamlar işi fırsata çevirmiş. Her kesimin dikkatini çekip güzel paralar kazanıyorlar. Kimsenin parasında gözüm yok, hatta vejetaryen yada vegan da değilim. Ama kapitalizmin doruğu yaşanıyor ve buna VV kitlesinin "aaa ne kadar güzel", "böyle firmalar lazım bize işte!" gibi görüşlerinin olduğunu bilmek bana ilginç ve komik geliyor. -marka isimlerini oluşabilecek sorunlar yüzünden vermiyorum.-

X bir firma sadece vejetaryen - vegan ürünler üretse ozaman sisteme dahil olmuyor mu. Evet belki oda oluyor fakat eleştirim sisteme değil. Eleştirim sistemin bu kadar kolay tıkır tıkır işleyip, VV kitlesini resmen alaya almaları ve kitlenin farkında olmayışı. Ayrıca isteyen herkes kapitalist sisteme ayak uydurabilir bunda sorun yok. Adam sadece bunu üreteceğim demiş. Sorunsuz.

İkinci olayım; Bana göre vejetaryen ve veganların hatasıdır.

VV kitlesi için köfte, et, sucuk gibi şekillerde ürünlerin üretilmesi hatta reklamlarının "et tadına çok yakın" şeklinde olması kafa karıştırıcı. Kitlenin de bu propagandayı devam ettirmesi über hatta üp über bir hata. Kitle neden vejetaryen yada vegan olduğunu mu unuttu. Yada neden yaptıklarını bilmeden mi yapıyorlar? Sadece hayvan vb korumalar için olmadığını biliyorum bilimsel olarak tezlerde mevcut, tamam. Sağlığımız için doğal ürünlerin kullanılması yeterli. Bu açıdan bakarsak bile mantığa oturtamıyorum. Sağlıksız ve önemsiz olan yemeklerin şekline ve tadına benzetme aşkı neden? Bu kadar kopamıyorsanız ne gerek var?

Bir yandan et pişireyim. Bir yandan VV'lere özel menüler çıkartıp azıcık onlardan para kazanayım. Ohh VV olayım yalandan mekan açayım şappır şuppur benim yaptığım ürünlerin tipleri sucuk tadı da öyle benziyor. Buyrun mekanıma hoşgeldiniz!

Cadılar Bayramında: Keiō Hattında Joker Kıyafetli Kişi Metroyu Ateşe Verdi

| Tarih:
Pazartesi, Kasım 01, 2021

Joker kıyafeti giyinmiş bir adam Keiō (Tokyo) Tren İstasyonunda 17 kişiyi yaralayıp metroyu ateşe verdi. Yakalandıktan sonra idam edilmek istediğini söyledi.

Saldırganın 24 yaşındaki Kyota Hattori olduğu tespit edildi. Görgü tanıkları saldırganın 10 kişiyi bıçakla yaraladığını ve 7 kişinin de alevler sonucunda yaralandığını söyledi. Yaralılardan bir kişinin 70 yaşında olduğu ve bıçak darbesinin göğsüne geldiği bildirildi.

Japonya'nın işlek istasyonlarından biri olan Keiō ekspress hattında meydana gelen saldırıda hidroklorik asit kullanıldığı da söylenenler arasında.

Tokyo İtfaiyesi: Saldırının özellikle Cadılar bayramına denk getirilmesi konusunda uyarılarda bulundu. Hattori hakkında soruşturma başlatıldı.

Yolcular saldırganın görüntü ve hareket olarak Jokere benzediğini saldırırken hiçbir duygu ifadesi bulunmadan gerçekleştirdiğini söyledi. 

Hattori'nin ilk ifadeleri; "Kızartma yağını döktüm. İyi yanmadığını fark ettiğimde yanımda getirdiğim 2 litrelik şişeye koyduğum benzini kullandım." Polisler Hattori'nin Haziran ayından beri birçok kişiyi öldürme arzusunda olduğunu ve öldüremediği için pişmanlık duyduğunu aktardı.

Ulaştırma bakanlığı istasyonlarda çıkan bu olaylar için yeni bir nesne tespit etme sistemi geliştirdiklerini açıkladı.



Psikolojide Ufak Bir Manipülasyon

| Tarih:
Salı, Haziran 29, 2021

Psikolojik olarak yenilgiyi kabul etmek karşıdakine karşı "sen kazandın" demenin en ağır yoludur.
Hayatımızın her alanında sayısal olgular karşımıza çıksa da neticelendirme aşaması tamamen psikolojiden geçiyor. Ne kadar güçlü olursanız olun psikolojik olarak gelişmediğiniz sürece her an yenilgiyi tadacaksınız.

Yenilgi sadece kuvvetle, güçle olan bir durum değildir. Tam bu noktada psikolojinin gücünü görüyoruz.
Yenilseniz bile psikolojik olarak bu bildiriyi karşıya yapmadığınız sürece yenilmiş, kaybetmiş sayılmazsınız. Fakat ne yazik ki gözlemlerim, bu durumu kontrol edebilen sayısının çok az olduğunu gösteriyor.

İstediğiniz her alanı düşünebiliriz. İş yerinde yükselme savaşları, spor, oyun ne isterseniz. 
Yükselmek istiyorsunuz fakat rakipleriniz var ve bu sizin modunuzu gücünüzü düşürüyor. Böyle durumlarda çocuksal bilinç altınızı tamamen kapatın. Kariyeriniz kimin elindeyse ona karşı her zaman güçlü durun. Rakiplerinize karşı her zaman "düşmanını yakın tut" mottosuyla yaklaşın. Güçlü durabildiğinizde nasıl açıkların olacağını ve o zor zamanlarda neler yapabileceğinizi iyi göreceksiniz. 

Çok basit, oyunlarda bile görüyorum yenilmeye başlayınca karşı takımın görebileceği şekilde kendi arkadaşlarına hakaretler eden, ben iyiyim ama yanımdakiler kötü havasını rakibe taşıyan kişileri. İlla oyun olmak zorunda değil spor konularında da bu geçerli. Takım oyununu lider sıfatında olsanız bile hissettirmelisiniz. Bireysel olmayan oyun ve sporlarda kimse tek başına büyük işler yapamaz. Rakip sizin güçlü olduğunuzu ama arkadaşlarınızın kötü olmasını ne yapsın? Umrunda olur mu? Şahsen bu hale gelen bir rakip gördüğümde daha da büyük psikolojik savaş vererek ayrışmalarını sağlıyorum. Örneğin bu kişi bana veya yakınımda bunu hissettirirse onları iyice bölmek için o kişinin haklı olduğu mesajını verir ve iyice bölünmelerini sağlarım. Bu sayede sakin kalabilenlerde olayı çıkaran "lider" ile kavga etmeye başlayacaktır. Belkide kaybedecektim ama bu sayede kaybetme şansım çok daha düştü.

Aşırıya kaçan psikolojik savaş ve manipülasyonunda zararlarını göstermek istiyorum. Hitler ve arkadaşları yenilmelerine rağmen halka karşı çok büyük bir manipülasyon yürütüyorlardı. Alman halkı Rus tanklarının Berline girdiğini gördüğünde yenildiklerini yeni anlamışlardı. Abartı hale getirmekte bu tarz geri tepmelere sebep olabiliyor. Denge başarıya ulaştıracaktır.

Psikolojiyi en iyi yöneten olgu manipülasyondur. Odağı manipüle edeceksiniz. Oyun örneğinde verdiğim gibi. Lider olmak zayıf halka olmayacağı anlamına gelmez. Liderlerin gruba olan gücü çok daha kolay manipüle edilmesiyle büyük yıkımları getirebilir. Psikolojik olarak güçlü olun. Nelerin değişeceğini göreceksiniz. Birazcık baharat olarak HIRS koymayı unutmayın.

Keşke Keşke Keşke -Kendimi Sorguya Aldım

| Tarih:
Perşembe, Mart 18, 2021

Bundan 9-10 sene önce genç nesillerden biriydim. Takıntılı olduğum futbol oyunlarında kendi karakterimi yaratırken 18 yaşından büyük olduğum süreçlerde klüplerin bana olan ilgisinin azalacağını düşünerek kafamda ailem kimlik yaşımı büyük yazmış olabilir şeklinde hikayeler uydurarak 16-17 yaşlarını seçerek başlardım.

Gerçek hikayelerimizdeyse herkesin kafası karışmış. 100'den fazla yazımın içerisinde hayatı, koşulları, yaşamı eleştirmişimdir. Eleştirilerimden ders almamışım ki beni fazla ileriye taşıyamadılar. Belki eleştirilerden ders çıkaranlar olabilir. O yüzden eleştiri yazmaya devam. -eleştiri eleştiri eleştiri-

Her üç senede bir keşke şunu yapsaydım keşke şunda kalsaydım keşke şöyle gitseydim çizgisinden sıkılmaya başladım. Benim gibi binlerce eski, yeni genç yeteneklerimizin atlamadığı dal kalmamıştır. Kaç sene önceki keşkelerimden biride bir müzik aleti çalma hedefiydi ozaman param yoktu. Aslında vardı ama ona ayıracak param yoktu veya olmuyordu buda o keşkemin o anki hedeflerimde geride olduğunu gösterir. Ama üç sene sonra neden ben o hayalimi yapmadım diye düşünerek büyük bir KEŞKE'ye dönüştürdüm.

Yeni bir üç sene önceki keşkem de iş hayatımda oldu. Keşke ikinci üniversiteyi okumayıp askere gidip ozaman işe girseydim dedim. Bir şekilde işe girdik ama arkamızda bir keşke kaldı oda askerlik. Biliyorum ki seneye yada ilerleyen bir tarihte askerliğe bedelli olarak gittiğimde tekrar ilk keşkeme dönüp neden ozaman bedelsiz gitmedim, şimdi hayatımı şekillendirdiğimde bedelli parasını ödeyerek gittim keşke bilmem kaç bin tl yanıma kalsaydı diyeceğim. 

Sene 2010'lar belkide Türkiye'de çok fazla kişinin Kurgu nasıl yapılır? aramalarını yaptığı dönemlerde ben hem bölümü okuyordum hemde küçüklükten gelen -doğru keşke ataklarım- araştırmalarımla Adobe programlarını sular seller gibi öğrenmiş olduğum dönemlerde belki de Youtube'da ünlü olabilecekken bunu kovalamamış olmamda büyük bir keşkemdir.

Şuanki yeni keşkemde kripto paralar. Evet popüler oldu. Popüler olduğu dönemde geldim. Önceden bilmiyor muydum, biliyordum. Fakat çevremde bununla uğraşanlar yoktu. Araştırmadan sağdan soldan duyduklarımda hep sanki dolandırılacakmışım gibiydi. Belki de hala tam nirvana yapmamış olmasının sebebi insanların böyle düşünüyor olması olabilir. Kripto paralarda akıllı ve sakin olursanız kazanç yapma şansınız gerçekten var. Ama araştırmadan, bilgisizlikle girilmeyecek bir dünya. Yoksa sonu kötü olabilir. Girmemeniz daha iyide olabilir. Fakat kendime üç yıl önce bu işin içinde olsaydım keşke demeden durmayacağım.

Keşkelerimin özetine baktığımızda %99 hedefin para olduğunun farkında mısınız? Ben farkındayım ama bu benim aç gözlülüğüm veya başka aklınıza ne geliyorsa hiç biriyle alakasının olmadığını düşünün derim. Analiz sadece benim kaderim değil bütün içine aldığım gençliğin kaderi. Herkes bu yaşam düzeninden sıkıldı "mutluluğa" ulaşmak istiyor. Gerçekten işini düzgün yapan bütün Youtuberlara'da veya aklımıza gelebilecek her türlü fırsatı kovalayan bütün emektarlara saygım sonsuz. Altını çiziyorum emektarlara.

Keşke demediğim bir hikayem var. İstediğim gibi her şeyi yazabildiğim bu güzel siteyi kurmak. Devrik, rahat cümlelerle içimi dökmeyi özlemişim.

Japonya'daki Manga Çizerler Ne Kadar Kazanıyor? (Mangaka)

| Tarih:
Pazartesi, Ocak 04, 2021

Manga: Japonya'daki çizgi romanlar için kullanılan bir terimdir. Anime çizim sanatı olarakta bilinir. Sağdan sola doğru okunmaktadır. 

Manga çizerleri Shueisha yada Kodakawa gibi büyük şirketlerde iş bulabilir. Pek çok farklı çalışma alanları da bulunuyor.

Bir manga sanatçısı yılda ortalama ¥ 4Milyon Yen (39Bin Dolar) ile ¥ 6Milyon Yen (64Bin Dolar) kazanmaktadır. -iyi bir mangaka'ysa!- Manga çizer asistanları da ortalama ¥ 200Bin Yen kazanmaktadır.

Manga çizerleri ödemelerini neye göre alıyor?
Sayfa başına ve Lisans telif hakları şeklinde ödeme alıyorlar. Ortalama bir manga sanatçısı sayfa başına ¥ 3Bin Yen (30 Dolar) isteyebilir. Lisans ve telif hakkları içinde %1-%10 arasında kazanç elde edebilmektedirler.

Manga sektöründe iyi para kazanmak; Yetenek > Ün > İfade konusunda ne kadar başarılı olduğunuza bağlı.

Telif için basit bir örnek: Başarılı olan bir manganın anime'ye dönüşmesi ardından oyun haline gelmesi ekstra kazanç demektir.

Manga çizerleri İllüstratör yaparak da gelirlerini arttırabiliyorlar. Kitap sektörü bu konuda desteğe ihtiyaç duymaktadır. Çizerler kitaplara kapak çizerek hem ünlerini hem de gelirlerini arttırabiliyorlar.

Japon olmasanız bile manga sanatçısı olabilir misiniz?
Son zamanlarda yetenek ön plana çıkmış durumda. Örneğin Koreli manga sanatçısı Boichi; Shueisha şirketinde çalışmaktadır. (Dr. Stone mangası Boichi'ye ait.) Her ne kadar dış alım gerçekleşse de büyük çoğunluk Asya ülkelerinden seçilmektedir. Japonya'da manga sanatçısı olmak bizler için hala zor!

Dr.Stone