Image Slider

Japonya'daki Jetonlu Oyuncak Yakalama Makineleri Halk Tarafından Tepki Topluyor

| Tarih:
Çarşamba, Ekim 21, 2020

Japon oyuncak yakalama -jetonlu oyun- makineleri; kek dilimlerinden, plastik şişelere, oyuncak bebeklerden teknolojik ürünlere kadar birçok ödüllü çeşide sahip, ancak makinelerin en büyük gerçeği kazanmanın ne kadar zor olduğudur.

Geçtiğimiz günlerde Ogatun isimli bir twitter kullanıcısı: Sega oyun merkezinde 200 kez başarısız olduktan sonra polisi arayarak şikayette bulundu. Polisler Sega'ya geldiğinde Ogatun bir personel çağırarak oynamasını istedi. Sega çalışanı 300 denemesinde başarısız olunca Ogatun da aşırı abartılı bulduğu kaybetme rezilliğini twitterda paylaştı.

Polis olayla ilgili bir işlem yapmasa da Ogatun ve onun gibi düşünenler sosyal medya üzerinden oyun makinelerinin tuzak olduğunu göstermek için çabalıyor.


"Hiç kazanamadım ve polisler de bizi izliyor. Personelde hiç kazanamadı."

Tabi olay sosyal medya üzerinde çok fazla ilgi görünce Sega'nın insan kaynakları ertesi gün bir mesaj yayınladı.

"Bu oyuncak makineleri müşterilerin yetenek ve şanslarını denemeleri için sadece bir yol. Ve bu yolda onların keyif almasını amaçlıyoruz. Makinelerde oynayan bütün müşteriler ödüllerin şans faktörüne dayalı olduğunu bilerek oynuyor. Personellerimiz de müşterilerimizi sık sık bu konuda haberdar ediyor. Herhangi bir sorun çıktığında personellerimize ulaşabilirsiniz. Şirketimiz sizlerin keyif alabilmesi için çalışıyor."

Yaşanan duruma Japon halkı Ogatunu destekleyen yorumlarda bulundu.
-Bu makinelerin hepsi bir aldatmaca.
-Makineleri kazanılmaz hale getirebiliyorlarsa, ozaman onlarda suç ortağı demektir.
-Makinelere kazanma şansını belirten bir tabela assınlar.
-Burada ki oyun sadece parayı deliğe atmaktan ibaret.

Konami Tokyo'da Espor Okulu Açtı

| Tarih:
Pazartesi, Ekim 12, 2020

 


Profesyonel e-spor oyuncusu olmak Konami ile çok daha kolay ve mümkün bir hale geliyor.

Okul; Pro Evo, eBeyzbol Pro, Dota ve Fortnite oyunlarını ders ve uygulamalı olarak öğretmektedir. -genelde Konamiye ait oyunlar- Aynı zamanda sadece oyun içerikli dersler değil; içerik nasıl üretilir, nasıl planlama yapılır ve ingilizce gibi dersler de mevcut. Öğretmenler espor oyuncularını yetiştiren uzmanlardan oluşmaktadır.

Yarı zamanlı ders veya haftada beş gün gelebileceğiniz bir ders programı bulunmaktadır. Fiyatlandırma konusuna gelecek olursak, yüklü miktarda para ödemek zorunda kalabilirsiniz. Yarı zamanlı gelecek öğrenciler için -özel bir koçlukta sunuluyor- 41.800 Yen (400 $) Bütün hafta gelecek öğrenciler de 79.200 Yen (750 $) ödemesi gerekiyor. Dersler 09.40'da başlayıp 15.10'da bitiyor. Bir saatlik öğle arasıda bulunmaktadır.

TENET Hakkında / 2020 (Spoiler İçerir)

| Tarih:
Pazar, Eylül 13, 2020

Teneti anlamak için Nolanı anlamak gerek. Nolanı anlamak için Teneti bilmek gerek. Teneti anlamakta Nolanı anlamaktan geçiyor. Filmlerini izleyip neyi sunmak istediğini bilmeniz gerekiyor. Vaktiniz yoksa Nolanı anlamayıp ciyak ciyak eleştirenlerin ağzından konuşayım; Nolan zamanı geriye sardırma, ileriden geriye doğru senaryo sunma gibi sabitliğe takılmış "klişe" bir yönetmen. Tabi yersen.

Tenet kelime anlamı olarak inanç - ilke anlamına geliyor.
 
CIA görev için bir ekibi Ukrayna'da operasyona gönderir. Başrol görevini yerine getirirken inançları doğrultusunda insanların da canını düşünerek yan görevler yapmaktadır. Fakat ekip üyelerinden biri veya -birkaçı- sandığımız kadar ekip ruhunu taşımıyor ve para için bütün ekibi satıyor. Ukraynalı patronlar ekibi yakalayıp dayağa başlar. Bu dayak içerisinde birçok işkence mevcut. Mesela tek tek dişlerini söküp acı çekmelerini izlemek. CIA, ekiplerin yakalanma risklerine karşı intihar etmeleri için birer kapsul verir. Kahramanımız da yakalandığında hapı içmeyi başarır ve asıl olaylar bu noktadan sonra başlar. CIA kendisini satmayacak İNANCI peşinde koşacak İLKEleri olan kahramanlar arıyor. Aslında bu yakalanma bir test. İntihar hapları sahte ve sadece anlık olarak ölü gibi görünmelerini sağlıyor. CIA, testinden geçen kahramanları eliyle bırakmış gibi buluyor.

Bizleri ne bekliyor? Belki de Nolan'ın "klişe"ye düştüğü nokta burasıdır. Kısaca Tenet 3. Dünya savaş muhabbetlerinin farklı bir boyutu. Tenet olgusu gelecekteki büyük bir savaşın habercisi. 

Ekip neyin peşinde. Neler oluyor.. Özetleyelim; Bir kadın profesör zamanı evrilterek normal zaman içerisinde geçmişe gitmenin yolunu bulduğu bir obje yaratıyor. Objeyi kullanabilen kişi zaman içerisinde geçmişe gidip birçok şeyi gelecek için değiştirebiliyor. (yere bir suyun düşeceğini varsayalım ve siz bunu bilerek zaman içerisinde geçmişe gidip suyu ortadan kaldırırsanız zaman ilerlediğinde suda yere düşmeyecektir.) Evriltme hareketinin olumsuz yönleri de var. Zaman olgusu sadece evrilten kişiye göre değişeceğinden dolayı zaman diğerleri için aynı şekilde işliyor. Bu evrilten kişinin etrafı bulanık görmesine, geriye doğru giden hareketlerden ötürü kafasının karışmasına ve en önemlisi nefes alma zorluğu çekileceği için hava tüpleriyle gezmek zorunda kalmasına neden oluyor. 


Profesör buluşun dünya için dert olacağını anladığında objeyi 9 parçaya bölerek saklıyor ve intihar ediyor. Kötüler durur mu? İki büyük patron Sator ve Priya objeleri arıyorlar. -al sana klişe- CIA'de onlardan önce bularak kontrolü ele geçirmek istiyor. -al sana başka klişe. amerikan propagandası bir taraf ruskraynalı slavik patron Sator, diğeri de uzak doğulardan Pakistanlı Priya. Başrolümüze yoldaş olarak Neil isimli bir yardımcı yanaşıyor.

Plütonyum ve Sator hakkında; Üçüncü dünya savaşının asıl silahı Plütonyum. Sator çok küçük yaşta madencilik yaparken maddenin gücünü anlıyor ve bulduğu ilk Plütonyumu ne yaptığını bilerek saklıyor - satıyor. Tecrübesi sayesinde Plütonyumla neler yapabileceğini çok iyi biliyor. Kendisini Tanrı olarak görüyor.

Senaryo anlamaz özeti; iki adam var, cia felan olaya dahil oluyor karşılarında iki kötü tip var işte biri rus kötüsü her filmde var. biribirleriyle savaşıyorlar işte kahramanda bunları dövüyor. olaya kız dahil oluyor kız için bir daha dövüşüyorlar. herkes birbirine herşeyi anlatıyor. sahneleri zaten anlamadık işşte bir ileri gidiyo bir geri gidiyor.

İlk sahnede başrol yakalanırken başka bir ekip üyesi tarafından yardım edilmesi ve o üyenin çantasında görünen kırmızı anahtarlık detayı filmin son sahnelerinde tekrar gösterilerek herkese Neil olduğunu hissettirmiştir. Evet çok basit. Evet çok belli. Ama insanı duygulandıran, bütün seyircinin de istediği bir gerçek. Haksız mıyım? Hepimiz o kişinin Neil olmasını beklemedik mi?

Tenet askerlerinin tamamen başrol tarafından kurulmuş olması ve olaylar yaşanırken Neil'in aslında zaman içinde sürekli olarak sondan başa doğru yaşıyor olması. Yani Neil'in başrolün karşısına çıktığı an aslında başrol tarafından önceden seçilmişti. Neil'in bütün olaylar da soğukkanlı kalabilmesi son sahnede de pekiştiriliyor. "Yaşadıklarımız senin için yeni fakat benim için artık bir son" gibi bir söz kullanılıyor. Belki de başrol siyahi oyuncumuz fakat olayların başkahramanı da Neil'di diyebiliriz.


Film içerisinde çok fazla espiri göreceksiniz ver gerçekten çoğu komik. Aklıma gelenlerden biri, başrolün Sator tarafından yakalanacağı sırada, Sator olayı hikayeleştiriyor ve ölüm hikayesine geçmeden önce nasıl ölmek istersin diye sorduğunda "Yaşlanarak" demesi çok komikti.

Saçma birşey hiç mi yoktu? Dolusuyla vardı. Niel'in Kat'e iğne yaptığı sahneler sağlık bilgisi konusunda basitten öte, vasattı. Steril olmayan ortam mı dersiniz. İğneyi yastık diker gibi sokmasını mı diyeyim bende bilemedim. 

Zamanın içinden geçerken hava tüpleriyle göründükleri sahnelerin çoğu komik görünüyor. Minik bir tüp ve hastane nefes alma borusu kullanılmış yürüyen entübe hasta gibi geziyorlar. Güzel bir maske yapılabilirdi veya hiç değilse askerlerin kullandıkları mekanizmalar kullanılabilirdi. Paldır küldür savaşıyorlar ama kimse birbirinin nefes almasını engellemiyor? Veya ana karakterler tüp takmış birini gördüklerinde sadece şaşırıyorlar bakıp kafalarını çeviriyorlar. Birisi de çıkıp bu nedir demiyor. Gördüğünü seyirciye hissettiriyor ama tepki yok. Sonuncu aklıma gelense gene Kat ile ilgili. Sanki araba sahnesinde ayağının frene deyebilmesi için Kat karakterini oynayan kişi o kadar uzun boylu seçilmiş gibi bir izlenim bıraktı.


Toplama baktığımızda 10/9 verdim. Zamanın içinden geçildiği sahnelerde özellikle Sator'un Kat'i silahla tuttuğu ve başrolün karşılarında durduğu sahne Nolan'ın "geriye sardırma" senaryolarının gelebileceği son halidir. Müthiş bir kurgu ve senaryoya sahipti. Seslerin farklı açılarda geriye sardırılması. Zamanın bir ileri bir geri şeklinde gösterilmesi. Başrolün objeyi bıraktığı yeri yalan söylemesi ve Satorun bunu zaman içinde geriye giderek kontrol etmesi mükemmeldi. Filmin müzikleri inanılmaz. 1 Puanı da Robert Pattinson oynuyor diye kırdım hahahaha. Batmande'de 2 puan kırıcam!

Osamu Dazai (Tsushima Shūji) - Hakkında

| Tarih:
Pazar, Ağustos 30, 2020

 


Osamu Dazai (Gerçek adı: Tsushima Shūji) 19 Haziran 1909 yılında Aomori'de doğdu. 13 Haziran 1948 tarihinde Tokyo'da vefat etmiştir.

Zengin ve politikacı bir babanın altıncı oğludur. Savaş zamanında kitap çıkarmaya devam eden nadir yazarlardan biridir. Dazai hayatı boyunca alkol, esrar gibi kötü alışkanlıklarla boğuşmuş ve kitaplarında kendisini eleştirmiştir. Karanlık dünyasıyla boğuşamadığı zamanlarda dört kez intihara teşebbüs etmiş, son intiharında yağmur sularına atlayarak yaşamına son vermiştir. Dazai'nin cansız bedeni doğum gününde -19 Haziran- bulundu.

Savaş sonrası popülerliğini arttıran Dazai sık sık nihilist olmaya başlayan Japon halkını eleştirmiş ve gözden düşen geleneksel değerleri savunmuştur. Karanlık ve alaycı yazım tekniğiyle tanınmaktadır.

Umutsuz yaşamı, karanlık hayatı kitaplarında yarattığı hayali karakterle okuyucusunun karşına çıkartan Dazai, Japonya'nın en önemli yazarlarından birisidir.

Ülkemizde çevirilen kitapları;
Mor Bir Serserinin Gezi Notları
İnsanlığımı Yitirirken
Buruk Ayrılık
Batan Güneş

Japonya'da Anti-Maske Protestoları

| Tarih:
Salı, Ağustos 11, 2020

Korona vakaları artmaya devam ederken, Japonya'da maske takmayı reddeden bir oluşum ortaya çıktı.

Japonya'da maske takmamanın cezası bulunmuyor fakat kalabalık ve kapalı alanlarda maske takmayan kişiler halk tarafından hoş karşılanmıyor. Maske, virüs öncesinde de Japon halkı için günlük yaşamın bir parçasıydı. Fakat korona virüsü başka oluşumların ortaya çıkmasına sebep oldu. Anti-Maske grubu sadece maskeye karşı değil korona virüsüyle gelen bütün kısıtlamalara karşılar.

Anti-Maske grubunun liderliğini ünlü bir Japon Youtuber ve "Popular Sovereignty" -liberal görüşlü- parti lideri Masayuki Hiratsuka üstleniyor. Liderler "Korona virüsü arayı açan bir soğukluktur" sloganıyla hareket ediyorlar ve bu görüşe katılan birçok takipçi bulunuyor.


Destekçiler 9 Ağustos'ta Shibuya istasyonunda toplanarak; "Maske Sosyal Uzaklıktır", "Kendimizi Kısıtlama Gerekli Değil" şeklinde pankartlar açarak durumu protesto ettiler. Hiratsuka protestodan bir gün önce Youtube kanalına Yamanote İstasyonuna maskesiz giriş yaparken insanları da kendisine katılmayı teşvik ettiği bir video yükledi. Video yayılmadan önce eylem bazı kaynaklara daha önce düşünce Yamanote hattına giden kişiler istasyon hoparlör'lerinden uyarıldı. Maskesiz kişilerin aynı zamanda "Korona virüsü yalan", "5G Katildir" şeklinde tişörtler giydikleri görüldü.
Yamanote hattında ikinci bir protesto'nun olması beklenirken eylemler halk tarafından kınandı.

Maske takmak Japon kültürüne o kadar yerleşmiştir ki, büyük bir salgın bir yana kişi burnunun aktığını fark ettiğin de bile maske takmak için ikinci kez düşünmez. Anti-Maskeler grubu statükoya meydan okuduğunu belirtsede Japonya'da maske takmanın sadece sizi korumakla kalmayıp başkalarını da koruduğu yaygın bir şekilde anlaşılmış haldedir.