Image Slider

Japonya'daki Manga Çizerler Ne Kadar Kazanıyor? (Mangaka)

| Tarih:
Pazartesi, Ocak 04, 2021

Manga: Japonya'daki çizgi romanlar için kullanılan bir terimdir. Anime çizim sanatı olarakta bilinir. Sağdan sola doğru okunmaktadır. 

Manga çizerleri Shueisha yada Kodakawa gibi büyük şirketlerde iş bulabilir. Pek çok farklı çalışma alanları da bulunuyor.

Bir manga sanatçısı yılda ortalama ¥ 4Milyon Yen (39Bin Dolar) ile ¥ 6Milyon Yen (64Bin Dolar) kazanmaktadır. -iyi bir mangaka'ysa!- Manga çizer asistanları da ortalama ¥ 200Bin Yen kazanmaktadır.

Manga çizerleri ödemelerini neye göre alıyor?
Sayfa başına ve Lisans telif hakları şeklinde ödeme alıyorlar. Ortalama bir manga sanatçısı sayfa başına ¥ 3Bin Yen (30 Dolar) isteyebilir. Lisans ve telif hakkları içinde %1-%10 arasında kazanç elde edebilmektedirler.

Manga sektöründe iyi para kazanmak; Yetenek > Ün > İfade konusunda ne kadar başarılı olduğunuza bağlı.

Telif için basit bir örnek: Başarılı olan bir manganın anime'ye dönüşmesi ardından oyun haline gelmesi ekstra kazanç demektir.

Manga çizerleri İllüstratör yaparak da gelirlerini arttırabiliyorlar. Kitap sektörü bu konuda desteğe ihtiyaç duymaktadır. Çizerler kitaplara kapak çizerek hem ünlerini hem de gelirlerini arttırabiliyorlar.

Japon olmasanız bile manga sanatçısı olabilir misiniz?
Son zamanlarda yetenek ön plana çıkmış durumda. Örneğin Koreli manga sanatçısı Boichi; Shueisha şirketinde çalışmaktadır. (Dr. Stone mangası Boichi'ye ait.) Her ne kadar dış alım gerçekleşse de büyük çoğunluk Asya ülkelerinden seçilmektedir. Japonya'da manga sanatçısı olmak bizler için hala zor!

Dr.Stone

Hideki Tōjō Hakkında

| Tarih:
Perşembe, Kasım 26, 2020


Hideki Tojo 30 Aralık 1884 tarihinde Kōjimachi'de dünyaya gelmiştir. Yaşadığı dönemde Başbakanlık, Ordu başkanlığı (IJA) ve İmparatorluk Yardım Derneği başkanlığı yapmıştır -derin devlet tarzı bir oluşumdur, parti düzenlerine ve yönetime doğrudan karışan bir dernek-

Tojo samuray geçmişi olan 1871 öncesi kast sisteminden kalma bir ailedir. -tüccarlar, zanaatkarlar, köylüler ve samuraylar- Kast sistemi kaldırılmış olsa da Samuray sisteminden gelen aileler ön plandaydı. Yani dedesi bir samuraydı ve babası da Korgeneral Hidenori Tojo'dur.

Hideki'nin küçüklüğü: İnatçı ve mizah duygusuna sahip olmaması ile biliniyordu. Tojo, Tokugawa Ieyasu'yu örnek almaktaydı.-en önemli shōgunlardan- Ieyasu'nun "Sevdiğiniz şeylerden ve işlerden uzak durun, kendinizi hoşunuza gitmeyen sıkıcı işlere yöneltin" sözünden esinlerek "Ben normal bir insanım, herhangi bir özel yeteneğimde yok. Başardığım her şeyi asla pes etmeyen ve sıkı çalışan karakterime borçluyum" demiştir.

1899 yılında Askeri akademi okuluna girdi ve Mart 1905 tarihinde 363 öğrenci arasında 10. sırada yer alarak mezun oldu. Bunun sonucunda Teğmen oldu. 1905 yılında imzalanan Portsmouth Antlaşmasını büyük bir öfkeyle karşıladı. Japonya genel olarak bu anlaşmada kazanan taraf olarak görülse de Sibirya'yı alabilecekken anlaşma yüzünden alamamıştır. Aynı zamanda bu anlaşma iki ülkeyi de borca sokmuştur. (Japon-Rus savaşını sonlandırdı.) -anlaşmayı Amerika sağlamıştır.- Halk Japonya'nın savaştan çok daha az pay elde ettiğini ve aldatıldığını düşünüyordu. 1909 yılında Katsuko Ito ile evlenmiştir. Üç oğlu (Hidetake, Teruo, and Toshio) ve dört kızı (Mitsue, Makie, Sachie and Kimie) vardır.


1919-1922 yıllarında Almanya'ya Japon askeri ateşesi -elçisi- olarak gönderildi. Japon-Alman ilişkisi o dönemlerde çok güçlü olduğu için iki ülkede birbirinden etkilenmekteydi. Hatta bir dönem Japon imparatorluk ordusu bazı Alman komutanlar tarafından eğitim almıştır. Bu yüzden Tojoda yapıya çok uzak değildi. 1922'de Japonya'ya dönerken Amerika üzerinden dönmeyi tercih ederek ilk ve tek ziyaretini gerçekleştirdi. Amerikalıları sadece para kazanmak için yaşayan materyalist ve yumuşak insanlar olarak yorumladı. Hayatlarının sadece sex, içki ve hedonistik yapıda olduğunu vurguluyordu.

*Hedonizm: Hazzın mutlak anlamda iyi olduğunu, insan eylemlerinin nihai anlamda haz sağlayacak bir biçimde planlanması gerektiğini, sürekli haz verene yönelmenin en uygun davranış biçimi olduğunu savunan görüştür.

Tojo hobisinin sadece işi olduğunu söyleyerek çocuklarını yetiştirmeyi reddedip bütün yükü eşine bırakmıştır. Gece geç saatlere kadar evrak ve askeri işlerle uğraşmayı doğru buluyordu. Yaşı ilerlesede hala çevresi tarafından mizahtan anlamayan, şakalaşmayı dahi kabul etmeyen kurallara takıntılı soğuk biri olarak görülüyordu.

Samuray kastından kalma olan "emir altındakilere tokat atma" eylemini rutin bir şekilde gerçekleştiriyordu. Bunun bir 'eğitim aracı' olduğunu savunuyordu. Kısacası Buşido kurallarını herşeyden üst görmekteydi.

1924 yılında Amerika; Göçmenlik Kontrol Yasası'nı çıkartmıştır. Tojo bu ırkçılığa karşı Japonların ne kadar güçlü ve çalışkan olduğunu ifade etmiştir.

1928 yıllında Albaylığa terfi etti. Komutanların siyasette aktif rol oynaması Tojo'nunda dikkatini çekmiştir. Emir verdiği düşük rütbelilere karşı kendisinin -babası, annesi gibi- olması gerektiğini düşünüyordu. Bundan dolayı; Tojo sık sık komutasındaki kişilerin evlerini ziyeret eder ve problemleriyle ilgilenirdi. Para sıkıntılarına bile yardımcı olmaya çalışırdı. 

Japon komutanları gibi Tojo da batı kültürüne tamamen karşıydı ve gençlerin el ele tutuşmasını, erotik düşüncelerini ve birlikteliklerini saçma bularak aşağılıyordu. Geleneksel değerler olan Kokutai'yi ön plana çıkartmak istiyordu.

1934 yılında Generalliğe atanarak Genelkurmay başkanı oldu. Ordu bakanlığı tarafından yayınlanan -Hijōji kokumin zenshū- kitabında bazı denemeler yaptı. Kitapta Japonya'nın totaliter bir devlet olması gerektiği ve kendilerine has ideolojileri yazıyordu. Kitapta tam olarak 15 üst düzey Generalin denemesi mevcuttu. 1904-1905 yıllarında gerçekleşen anlaşmalarda Rusya'yı yendiklerini Bushido geleneğinde Ruslar gibi ölümden korkmadıklarını ve herkesten üstün bir üst iradeye sahip olduklarından bahsediliyordu. Bütün yazılar Japon devletinde yaşayan her vatandaşın ulusal hislere sahip olması gerektiğini savunan yöndeydi. Tojo makalesinde Ulusal bir yapıya sahip olabilmek için devletin siyasi, sosyal ve ekonomik alanda monolotik bir yapıda olması gerektiğini ve sistemin tamamen devlet taraflı olmasını söyleyerek ABD, İngiltere, Fransa'ya karşı olduğunu çünkü bu devletlerin Japonya'ya karşı bir ideolojik yapıda olduğundan bahsediyordu. Makalesini bitirirken "Japonya'nın savaş içerisinde dik durması gerektiğini ve kendi ahlaki ilkelerini dünyaya yayması gerektiğini söyleyerek sonlandırmıştır.

1934 Ağustos ayında 24. Piyade Tugayı komutanlığına atanmıştır. Milliyetçi, militarist ve çabuk karar verme zekasına sahip olduğu için "Razor" (カミソリ, Kamisori) lakabıyla anılıyordu. Ordu dışında Tōseiha üyesiydi. -Japon ordu komutanı olarak 1920-30 yıllarında siyasi alanda aktif olan radikal bir örgütlenme- 

Sosyalist politikayı desteklesede Rusya ile verdikleri bir savaş vardı. Sovyetler birliğini kontrol altına almak istiyorlardı. 


26 Şubat 1936 yılında yapılan darbe girişiminde Tojo ve Shigeru Sadao, Arakiyi desteklemiş darbecilere karşı gelmiştir. İmparator tarafından tam desteği alan Tojo, Kwantung askeri birliğinden şüphelendiğini ve hepsinin tutuklanması gerektiğini söylemiştir. Sonrasında Tojo bütün darbeci subayları yargılayarak idam etmiştir. Bu olay sonucunda Tōseiha gibi birçok militarist örgütlenme tek bir çatı altında toplanmıştır. 1937 yılında Kwangtung birliğinin başına getirilmiştir. Bu sayede Yosuke Matsuoka ve aşırı milliyetçi Nobusuke Kishi -mançurya demiryolu ceosu- ile dost olmuştur.

Tojo ilk olarak Sovyet birliğini ele geçirmek istiyordu fakat aynı zamanda Kuzey Çin'i destekleyerek Çin üzerinde Japonya'yı da genişletmek istiyordu. Bir dönem Mançukuo ve Moğolistan bölgesinde Japon gücünü arttırabilmek için çeşitli operasyonlar düzenlemiştir. 1937'de en büyük savaş deneyimini Chahar Operasyonunda yaşamıştır.

1938-1940 yıllarında Havacılık Genel müfettişliğini yapmıştır. Dış politika başarıları sayesinde Prens Konoe'nin desteğini almıştır. Tojo genelde hükümet ve yönetimler tarafından destekleniyordu çünkü Japon imparatorların yaşayan bir tanrı olduğunu kabul etmekteydi. Verilen görevleri sadakatli bir şekilde yerine getiriyordu.

Hükümetin zor durumda kaldığı dönemlerde Tojo dışişleri açısından sakin olmasından dolayı sık sık kullanılmıştır. Japon hükümetinin yaptığı son kabine toplantısında Tojo; ABD ile savaşmak istemediğini ama Amerikalıların kibirli, ırkçı ve uzlaşma yoluna girerlerse Japonya'dan daha fazla talepte bulunacağını, bu yüzden nihayetinde savaşmanın daha doğru olduğunu söylemiştir. -Japonya'nın onuru için- Konuşmalarında genelde uzlaşmacı yaklaşsa da gizli toplantılarda sık sık çekilmenin moral bozacağını Çin ve birçok sömürgede askeri bir çözüme ihtiyaç duyulduğunu, Amerikalılarla uzlaşmanın zayıflık olarak görüleceğinden bahsediyordu.

Yaşanan gerilimden sonra politik olarak sıkıntıya giren imparatorluk Pren Konoe'nin istifasıyla sonuçlanmıştır. Sonrasında başa gelen Prens Naruhiko Ordu ve donanmanın kontrolünün Tojo'ya verilmesi gerektiğini söylemiştir.

Tojo ordu gücünü ele aldıktan sonra ilk radyo konuşmasında "dünya barışı" için bir çağrıda bulunup; Çin meselesini çözeceğini, bütün Asya uluslarının birleşmesi gerektiğini söylemiştir. Prens Konoe'nin istifası meclis açısından da sıkıntı yaratmış ve bir iç çöküşe sebep olmuştur. -kabineside istifa etmiştir- 

Yaşanan sorunlar, savaş başlangıcının hissedilmesi imparator tarafından endişe ile karşılanırken Tojo göreve başlamadan bir gün önce imparator tarafından çağırılır. Tojo'nun tuttuğu günlükte bugünden bahsettiği görülmüştür. "İmparatorun görüşlerime karşı kızgın olduğu için çağırıldığımı sanıyordum. Yapacaklarımın imparatorluk tarafından incelenmesi gerektiği ve haber vermeden bir şey yapmayacağım hakkında emir verildi." Tojo bu isteği büyük bir sadakat ile yerine getirmiştir. Örneğin; Japon imparatorluğu batılıların yapacağı operasyonlara karşı Japon ordusunun bazı bölgelere asker yerleştirmesi gerektiğini Tojo'ya iletmiştir. İsteği reddetmeyerek İmparator böyle olması gerektiğini söylüyorsa doğru olan budur diyerek hem mektup yazmış hem de isteği gerçekleştirmiştir.

Tojo bütün Çini ele geçirip Wang Jingwei başa getirerek kendi yönetimi altına almak istiyordu. Bu olası savaşta Burma Japonya'nın yanında olacağını gizlice bildirmiştir. Tojo'da Burma'nın yanlarında yer olmasından dolayı başarılı olurlarsa Hindistan'ın bazı bölümlerini Burma krallığına ödül olarak vereceğini söylemiştir. -hepsi birer varsayımdı çünkü Tojo'ya göre Çin, Hindistan şeklinde ele geçirerek devam edeceklerdi.-

Midway Muharebesini kaybeden Tojo, hükümet ve ordu taraflı kendisine karşı bir muhalefetin oluşmasıyla karşı karşıya kaldı. Midway ve Guadalcanal Muharebesini kaybedene kadar Asya pasifiğinin neredeyse tamamına Tojo başkanlık etmiştir. Kaybedilen muharebeler sonrasında istifası istenirken 1942 yılında dönemin başbakanı; Kukla ülkelerin rejimlerini hızlıca yönetebilmek için Doğu Asya Bakanlığını kurmak istemiş ve Tojo'da desteklemiştir. Dışişleri Bakanı Shigenori Tōgō bu durumun bakanlığa hakaret olacağını söyleyerek durumu protesto eder ve Tojo'nun baskısıyla Shigenori Tōgō istifa etmiştir. 1 Eylül 1942'de Doğu Asya Bakanlığı kurulmuştur.

Tojo'nun düşünceleri istediği gibi gidiyordu fakat Amerika ile olan atışmaları Pearl Harbor savaşının olmasına sebep olmuştur.

1945 yılında Japonya'nın teslim olmasından sonra Amerikalı general Douglas Mac Arthur, Tojo ile birlikte kırk savaş sorumlusunun tutuklanmasını emretti. Amerikan askerleri 11 Eylül'de Tojonun evini kuşattığında Tojo göğsüne ateş etti. -mermi kalbini sıyırmıştır- Bu olaydan tecrübe kazanan Amerikalı Generaller diğer sorumluları yakalamaya giderken yanlarında sağlık personelleri bulundurdular. Tojo kendisini kurtarmaya çalışan ekibe "Ölmem uzun sürdüğü için üzgünüm. Savaşlarımızda sonuna kadar dürüst ve haklıydık. Büyük Asya milleti -halkım- için üzgünüm. Tarihin doğru olan yargısına güveniyorum. Sanırım intiharım başarısız olacak." demiştir.

Yaralı kurtulan Tojo, Sugamo hapishanesine götürüldü. Bu esnada Tojo yeni bir takma dişi yaptırdı. Amerikalı bir dişçi tarafından takma dişlere mors alfabesiyle "Pearl Harbor savaşını unutma" yazıldı. Diş hekimi üç ay sonra böyle bir şey yaptığını açıkladı.

Tojo; Uzak Doğu Uluslararası Askeri mahkemesi tarafından savaş suçu dışında; Aşırı saldırgan savaş isteği, savaş esirlerine insanlık dışı muamele, savunmasız kişilere karşı öldürme emirleri sebebiyle de yargılandı. Söylenenlere göre Japon ordusu Tojo'nun emirleriyle 3-14 milyon kişinin savaş esiri olduğunu yada köleleştirildiğini, katledildiğini, deneye tabir tutulduğu, aç bırakıldığını, 5 milyon kişinin de orduya katılarak öldüğü söyleniyor.

Hideki Tojo'nun yargıdaki konuşması; Genel olarak yargılanan olduğum için sorumluluğu üstlenmem çok doğal. Savaş son bulduğuna göre ve yaşanan her şeyin açıklığa kavuşturulabilmesi, barışın sağlanması için yargılanmam gerekiyor. Dürüstçe konuşmam gerekirse, mağlup olanlar yaşam ve ölüm gücüne sahip olanların önünde dursa da bu durumdan sadece yağcılar ve zekiler düzlüğe çıkacaktır. Duruşmada dürüstlüğümü gölgelemek bir ulusa hesaplanamaz bir zarar verir. Herkes bundan kaçınmak için büyük özen göstermelidir.


12 Kasım 1948 yılında idam cezasına çarptırıldı ve 23 Aralıkta idam edildi. Önemli tarihçiler İmparator Hirohito ve ailesinin yaşanan sorumluluklardan kurtulmak için bütün yükü Tojo'ya yıktığını düşünüyor. Eski deniz kuvvetleri amirali Mitsumasa Yonai davayı gerçekleştiren kişilerin İmparatoru temize çıkarma anlaşması yaptıklarını ve bütün yükü Tojo'ya attıklarını söylemiştir.

Tojo'nun mezarı Aichi'de bir tapınakta bulunuyor. Tojo'nun torunu Yuko Tojo Japonya da gerçekleşen savaşın nefsi müdafaa olduğunu ve büyükbabasının en önemli savaş suçlusu olarak yargılanmasının haksızlık olduğunu söylüyor.

Japonya'daki Jetonlu Oyuncak Yakalama Makineleri Halk Tarafından Tepki Topluyor

| Tarih:
Çarşamba, Ekim 21, 2020

Japon oyuncak yakalama -jetonlu oyun- makineleri; kek dilimlerinden, plastik şişelere, oyuncak bebeklerden teknolojik ürünlere kadar birçok ödüllü çeşide sahip, ancak makinelerin en büyük gerçeği kazanmanın ne kadar zor olduğudur.

Geçtiğimiz günlerde Ogatun isimli bir twitter kullanıcısı: Sega oyun merkezinde 200 kez başarısız olduktan sonra polisi arayarak şikayette bulundu. Polisler Sega'ya geldiğinde Ogatun bir personel çağırarak oynamasını istedi. Sega çalışanı 300 denemesinde başarısız olunca Ogatun da aşırı abartılı bulduğu kaybetme rezilliğini twitterda paylaştı.

Polis olayla ilgili bir işlem yapmasa da Ogatun ve onun gibi düşünenler sosyal medya üzerinden oyun makinelerinin tuzak olduğunu göstermek için çabalıyor.


"Hiç kazanamadım ve polisler de bizi izliyor. Personelde hiç kazanamadı."

Tabi olay sosyal medya üzerinde çok fazla ilgi görünce Sega'nın insan kaynakları ertesi gün bir mesaj yayınladı.

"Bu oyuncak makineleri müşterilerin yetenek ve şanslarını denemeleri için sadece bir yol. Ve bu yolda onların keyif almasını amaçlıyoruz. Makinelerde oynayan bütün müşteriler ödüllerin şans faktörüne dayalı olduğunu bilerek oynuyor. Personellerimiz de müşterilerimizi sık sık bu konuda haberdar ediyor. Herhangi bir sorun çıktığında personellerimize ulaşabilirsiniz. Şirketimiz sizlerin keyif alabilmesi için çalışıyor."

Yaşanan duruma Japon halkı Ogatunu destekleyen yorumlarda bulundu.
-Bu makinelerin hepsi bir aldatmaca.
-Makineleri kazanılmaz hale getirebiliyorlarsa, ozaman onlarda suç ortağı demektir.
-Makinelere kazanma şansını belirten bir tabela assınlar.
-Burada ki oyun sadece parayı deliğe atmaktan ibaret.

Konami Tokyo'da Espor Okulu Açtı

| Tarih:
Pazartesi, Ekim 12, 2020

 


Profesyonel e-spor oyuncusu olmak Konami ile çok daha kolay ve mümkün bir hale geliyor.

Okul; Pro Evo, eBeyzbol Pro, Dota ve Fortnite oyunlarını ders ve uygulamalı olarak öğretmektedir. -genelde Konamiye ait oyunlar- Aynı zamanda sadece oyun içerikli dersler değil; içerik nasıl üretilir, nasıl planlama yapılır ve ingilizce gibi dersler de mevcut. Öğretmenler espor oyuncularını yetiştiren uzmanlardan oluşmaktadır.

Yarı zamanlı ders veya haftada beş gün gelebileceğiniz bir ders programı bulunmaktadır. Fiyatlandırma konusuna gelecek olursak, yüklü miktarda para ödemek zorunda kalabilirsiniz. Yarı zamanlı gelecek öğrenciler için -özel bir koçlukta sunuluyor- 41.800 Yen (400 $) Bütün hafta gelecek öğrenciler de 79.200 Yen (750 $) ödemesi gerekiyor. Dersler 09.40'da başlayıp 15.10'da bitiyor. Bir saatlik öğle arasıda bulunmaktadır.

TENET Hakkında / 2020 (Spoiler İçerir)

| Tarih:
Pazar, Eylül 13, 2020

Teneti anlamak için Nolanı anlamak gerek. Nolanı anlamak için Teneti bilmek gerek. Teneti anlamakta Nolanı anlamaktan geçiyor. Filmlerini izleyip neyi sunmak istediğini bilmeniz gerekiyor. Vaktiniz yoksa Nolanı anlamayıp ciyak ciyak eleştirenlerin ağzından konuşayım; Nolan zamanı geriye sardırma, ileriden geriye doğru senaryo sunma gibi sabitliğe takılmış "klişe" bir yönetmen. Tabi yersen.

Tenet kelime anlamı olarak inanç - ilke anlamına geliyor.
 
CIA görev için bir ekibi Ukrayna'da operasyona gönderir. Başrol görevini yerine getirirken inançları doğrultusunda insanların da canını düşünerek yan görevler yapmaktadır. Fakat ekip üyelerinden biri veya -birkaçı- sandığımız kadar ekip ruhunu taşımıyor ve para için bütün ekibi satıyor. Ukraynalı patronlar ekibi yakalayıp dayağa başlar. Bu dayak içerisinde birçok işkence mevcut. Mesela tek tek dişlerini söküp acı çekmelerini izlemek. CIA, ekiplerin yakalanma risklerine karşı intihar etmeleri için birer kapsul verir. Kahramanımız da yakalandığında hapı içmeyi başarır ve asıl olaylar bu noktadan sonra başlar. CIA kendisini satmayacak İNANCI peşinde koşacak İLKEleri olan kahramanlar arıyor. Aslında bu yakalanma bir test. İntihar hapları sahte ve sadece anlık olarak ölü gibi görünmelerini sağlıyor. CIA, testinden geçen kahramanları eliyle bırakmış gibi buluyor.

Bizleri ne bekliyor? Belki de Nolan'ın "klişe"ye düştüğü nokta burasıdır. Kısaca Tenet 3. Dünya savaş muhabbetlerinin farklı bir boyutu. Tenet olgusu gelecekteki büyük bir savaşın habercisi. 

Ekip neyin peşinde. Neler oluyor.. Özetleyelim; Bir kadın profesör zamanı evrilterek normal zaman içerisinde geçmişe gitmenin yolunu bulduğu bir obje yaratıyor. Objeyi kullanabilen kişi zaman içerisinde geçmişe gidip birçok şeyi gelecek için değiştirebiliyor. (yere bir suyun düşeceğini varsayalım ve siz bunu bilerek zaman içerisinde geçmişe gidip suyu ortadan kaldırırsanız zaman ilerlediğinde suda yere düşmeyecektir.) Evriltme hareketinin olumsuz yönleri de var. Zaman olgusu sadece evrilten kişiye göre değişeceğinden dolayı zaman diğerleri için aynı şekilde işliyor. Bu evrilten kişinin etrafı bulanık görmesine, geriye doğru giden hareketlerden ötürü kafasının karışmasına ve en önemlisi nefes alma zorluğu çekileceği için hava tüpleriyle gezmek zorunda kalmasına neden oluyor. 


Profesör buluşun dünya için dert olacağını anladığında objeyi 9 parçaya bölerek saklıyor ve intihar ediyor. Kötüler durur mu? İki büyük patron Sator ve Priya objeleri arıyorlar. -al sana klişe- CIA'de onlardan önce bularak kontrolü ele geçirmek istiyor. -al sana başka klişe. amerikan propagandası bir taraf ruskraynalı slavik patron Sator, diğeri de uzak doğulardan Pakistanlı Priya. Başrolümüze yoldaş olarak Neil isimli bir yardımcı yanaşıyor.

Plütonyum ve Sator hakkında; Üçüncü dünya savaşının asıl silahı Plütonyum. Sator çok küçük yaşta madencilik yaparken maddenin gücünü anlıyor ve bulduğu ilk Plütonyumu ne yaptığını bilerek saklıyor - satıyor. Tecrübesi sayesinde Plütonyumla neler yapabileceğini çok iyi biliyor. Kendisini Tanrı olarak görüyor.

Senaryo anlamaz özeti; iki adam var, cia felan olaya dahil oluyor karşılarında iki kötü tip var işte biri rus kötüsü her filmde var. biribirleriyle savaşıyorlar işte kahramanda bunları dövüyor. olaya kız dahil oluyor kız için bir daha dövüşüyorlar. herkes birbirine herşeyi anlatıyor. sahneleri zaten anlamadık işşte bir ileri gidiyo bir geri gidiyor.

İlk sahnede başrol yakalanırken başka bir ekip üyesi tarafından yardım edilmesi ve o üyenin çantasında görünen kırmızı anahtarlık detayı filmin son sahnelerinde tekrar gösterilerek herkese Neil olduğunu hissettirmiştir. Evet çok basit. Evet çok belli. Ama insanı duygulandıran, bütün seyircinin de istediği bir gerçek. Haksız mıyım? Hepimiz o kişinin Neil olmasını beklemedik mi?

Tenet askerlerinin tamamen başrol tarafından kurulmuş olması ve olaylar yaşanırken Neil'in aslında zaman içinde sürekli olarak sondan başa doğru yaşıyor olması. Yani Neil'in başrolün karşısına çıktığı an aslında başrol tarafından önceden seçilmişti. Neil'in bütün olaylar da soğukkanlı kalabilmesi son sahnede de pekiştiriliyor. "Yaşadıklarımız senin için yeni fakat benim için artık bir son" gibi bir söz kullanılıyor. Belki de başrol siyahi oyuncumuz fakat olayların başkahramanı da Neil'di diyebiliriz.


Film içerisinde çok fazla espiri göreceksiniz ver gerçekten çoğu komik. Aklıma gelenlerden biri, başrolün Sator tarafından yakalanacağı sırada, Sator olayı hikayeleştiriyor ve ölüm hikayesine geçmeden önce nasıl ölmek istersin diye sorduğunda "Yaşlanarak" demesi çok komikti.

Saçma birşey hiç mi yoktu? Dolusuyla vardı. Niel'in Kat'e iğne yaptığı sahneler sağlık bilgisi konusunda basitten öte, vasattı. Steril olmayan ortam mı dersiniz. İğneyi yastık diker gibi sokmasını mı diyeyim bende bilemedim. 

Zamanın içinden geçerken hava tüpleriyle göründükleri sahnelerin çoğu komik görünüyor. Minik bir tüp ve hastane nefes alma borusu kullanılmış yürüyen entübe hasta gibi geziyorlar. Güzel bir maske yapılabilirdi veya hiç değilse askerlerin kullandıkları mekanizmalar kullanılabilirdi. Paldır küldür savaşıyorlar ama kimse birbirinin nefes almasını engellemiyor? Veya ana karakterler tüp takmış birini gördüklerinde sadece şaşırıyorlar bakıp kafalarını çeviriyorlar. Birisi de çıkıp bu nedir demiyor. Gördüğünü seyirciye hissettiriyor ama tepki yok. Sonuncu aklıma gelense gene Kat ile ilgili. Sanki araba sahnesinde ayağının frene deyebilmesi için Kat karakterini oynayan kişi o kadar uzun boylu seçilmiş gibi bir izlenim bıraktı.


Toplama baktığımızda 10/9 verdim. Zamanın içinden geçildiği sahnelerde özellikle Sator'un Kat'i silahla tuttuğu ve başrolün karşılarında durduğu sahne Nolan'ın "geriye sardırma" senaryolarının gelebileceği son halidir. Müthiş bir kurgu ve senaryoya sahipti. Seslerin farklı açılarda geriye sardırılması. Zamanın bir ileri bir geri şeklinde gösterilmesi. Başrolün objeyi bıraktığı yeri yalan söylemesi ve Satorun bunu zaman içinde geriye giderek kontrol etmesi mükemmeldi. Filmin müzikleri inanılmaz. 1 Puanı da Robert Pattinson oynuyor diye kırdım hahahaha. Batmande'de 2 puan kırıcam!