Image Slider

[FREE MELON] Askerlik Tecili Zor Olduğu Söylentilere İnanmayın, Levent Kırca Daha Güzel Bir Dünyada...

| Tarih:
Çarşamba, Ekim 14, 2015

DGS'yi 8'bininci olmama rağmen istanbul ve kocaeli çevresini kazanamadığım için 1 sene daha hazırlanacağım. Yaşımız geldiği için askerlikle ilgili sıkıntılarda başladı. Açıkcası büyümek yavaş yavaş korkutuyor bu şekilde. Çünkü görüşlerimden ötürü şuandaki potansiyalde ben askerlik yapmak istemiyorum. İçinden gelmesi lazım yapmak için, ama şuanda benim içimden hiç gelmiyor. Hemde hiç.  Lafı çok uzatmadan 31/12/2017'ye kadar hiç birşey yapamazsam tecilliyim. Okul falan tekrar olunca bu düşecek eklenecek filan bakalım nereye kadar. Şimdi internette yazan söylentilere inanmamanız?

Eski yazılar tamam bir şekilde anlayabilirim ama, 2014 ve 2015 de yazılan ciddi yalanlı yazılar mevcut. Sırf insanları huzursuz ve stres etmek için.

-Saatlerce beklenilen kuyruklar filan yok.
-İçeriye ilk girdiğinizde kontrolden geçiyorsunuz ve sonrasında 2 adet kağıt dolduruyorsunuz.
-Kağıtları doldurduktan sonra size bir kağıt veriliyor, sıra numaranız.
-Numarayla başka yere geçip ptt veya bankada sıra bekler gibi duruyorsunuz.
-İçeride yaklaşık 5-6 kişi ilgilendiği için işlemler hızlı oluyor.
-Bazıları şubeye sabah 6'da gittim bekledim filan demiş. Ben 8.30da gittiğimde daha yeni açılıyordu? 

Elbetteki semt semt değişir ama çok fazla oynayacağını sanmıyorum korkacak birşey yokmuş.

-Yanınızda 2 adet diplomanız veya diploma aslının fotokopisi bulunsun. Onun dışında benden ne vesikalık nede nüfus cüzdanı fotokopisi istemediler. İnternette öyle şeyler yazıyor ki.. 10 adet vesikalık verdim, yok 4 tane fotokopi istediler, nüfus kağıdı fotokopisi mutlaka isterler. Hiç birini almadılar.
-Muayne filan yok. Zaten bunun var diye yazılması garip gelmişti. Sonuçta tecil edeceksiniz ve gitmeyeceksiniz, neden muayne olasınız? 2 senede bir muaynemi yapacaklar? Hiç bir sağlık yerine gitmedim.
-Belirli prosedürler ve imzalar atıldıktan sonra ordaki en üst kişiyede mühürletiyorsunuz ve bitti.

[FREE MELON] Geçmek Bilmeyen +35 Gün / WOH!

| Tarih:
Pazar, Eylül 13, 2015

Bir insanın başına daha neler gelebilir temalı konumuza hoşgeldiniz. Ya arkadaş başıma cidden daha garip birşey gelemezdi bence, bütün yaz ayım mahvoldu... DGS sınavına girmiş çıtı pıtı güzel güzel en sevdiğim poğaçamı almış, eve girdim. Tabiki annemler, ablamlar uyuyordu. Sınav normal geçtiği için mutlulukla uyandırdım ve güzel kahvaltımızı yaptık. Daha sonra sevgilimi uyandırarak güzel güzel muhabbet ettikten sonra ara verdik. İşte rüya gibi kısmı bundan sonra başlıyor.. :)


1. katta oturan komşumuzun tüm kattakileri galeyana getirerek "bina yıkılıyor ben daha durmam" lafıyla noluyor moduna girmemizle başladııı. Bende tabiki takmıyorum öyle oturuyorum aman puahaha tripleri. 1 saat sonra babam aramazmı "binalara birşey olmuş belediyeden gelecekler size kapıyı açarsın" diye. Ben hala tabiki bu ani olayın moduna girememiş takmama modundayım. Kavun falan yemek istiyorum anneme diyorum anne akşam alayımda keselim yiyelim sakdljgaslkjdhg. Belediyeden gelmediler tabiki 1 saat sonra bende biliyordum işte diye evde yayılma yaza hazırlık (artık sınavlar bitmiş rahat kafayla) anime / oyun, sevgilimle muhabbet triplerine girecekkeeen BELEDİYEDEN BARETLERLE ADAMLAR GELDİ SADLKGJSLKADJSH. Hala gülüyorum?

Binamız marmaraydan sonra metro yapımından sonra hasar gördü. Hatta tek bizim değil, o sırada bulunan tüm binalar! Ancak en büyük hasarı biz yediğimiz içinde sadece bizim ki açılmadı... Apartopar evi terk edin diye geldiler, en kısa zamandada toplantı yapılacak şeklinde uyarılarla annemle ablam korkarak evden direk arkadaşlarına gittiler. Bende evden çıkmadım çünkü hala laylaylom modunda inanmamaya çalışıyorum. Hayır bütün yaz gidecek olamaz. Kavun keseyimde yiyeyim! sadlkgjslkdjgksldjhdh. O sırada olaylarıda sevgilime anlatıyorum herkes gitti falan diye. Binada kimse kalmadı ama ben kavun yiycem diye tutturuyordum salkdjgalksjgd yedimde... Gece oldu apartmanda kimse kalmamış mühür vurulmuş ve kapıya güvenlik görevlisi getirilmişti. Babamında ısrarı üzerine evden ayrıldım. Birazda kapıda güvenlikten azar yedik tabi aslkdgjsh. Uzun süren toplantılar sonrasında mahallede bulunan tüm binaların marmaray / metro yapımları yüzünden hasar gördüğünü tespit ettiler. Şimdi firma ismi falan vermek istemiyorum çünkü olaylar bitmiş değil ve davalık durumlarda mevcut. Semt ismine kadar vermeyeceğim ama zaten 1 ay önce haberlere kadar çıkmış bu olaylar. Firma tarafından tüm bina sakinleri olarak bir otele yerleştirildik. Aslında uzun süredir tatil yapmadığım için otel keyfi güzel gelmekteydi.. Tabiki başlarda =_= 10 gün geçtikten sonra bende bir daralma ve sıkıntı basması gözlemlendi sdlkajgkds. Ne firmadan net birşey geliyor ne olay sonuçlanıyor. Bina yıkılacak mı? Sağlamlaştırılacak mı? Bilmiyoruz... Otelde kalmaya devam ediyoruz.. 20. günden sonra artık otelden tat tuz almamaya başlamıştım. Evcimen biride olsam hani tek oda artık yani o kadarda değil. Herşey bir süre sonra baymaya başladı. 25. günde firmanın bazı üzücü durumları oldu. Acil olarak oteli terk etmemiz istendi. Her ne kadar madur olmadınız deselerde her türlü olduk. Herşey para değil ki sonlara doğru parasal mağduriyette meydana geldi. Binaya kesin olarak 3 ay giriş yapılmayacağı netleşinde bize belirli miktarda para verildi. Yaklaşık 10 gün içinde de ev bulduk ve bugün tam olarak taşındık, internetimizde nakil oldu.

Ancak bu işlemlerin 1 tanesi bile rahat geçmedi. Otelde yaşanan sıkıntılardan sonra aceleyle ev bulma arayışına girince zaten herşey ters gitmeye başladı. Zamanda öyle bir zaman ki lys sınavları açıklanmış öğrenciler de ev arıyor herkes ev bulma içersinde. Emlakçılar artık ev kalmadı diyor. Emlakçıya giriyorsun ev yok kiralık diyor o derece. İyice sıkıntıya girerken biz bi emlakçıda çok büyük kavgalı olaylar yaşadık ki zamanı gelince onları yeren isim vererek bir yazı yazmayıda planlıyorum şimdilik kısa tutuyorum. Uzun uğraşlar sonucu nihayet gene eski semtimize yakın yerde ev bulduk ama hiç birşey eski evimizin rahatlığında değil tabiki. Ve hala bu sürecin sonunda ne olacak bilmiyoruz. Tek bildiğim şey yaz ayımın mahvolduğu. T_T Ama şu taşınma sürecinde en çok uğraştığım diğer konuysa TTNET oldu. 23 Ağustostan beri nakil işlemi için başvura bekliyoruz. Kimse ilgilenmedi bizimle. Şikayet var, bimer ve en sonda btk ya müracat etmemle 3 günde çözüldü ne hikmetse.. İlla geliceksin heryere şikayet edip davalık olacaksın diyorlar.

35-40 günüm çöp oldu. Ne kendimi geliştirebilecek eski 70-80 dönemlerinin filmlerini izleyebildim. Ne etrafımdakilere %100 enerjili yaklaşabildim ne huzurum kaldı ne birşey cidden çok kötü bir dönem geçirdim. Ben hala o gün gece kavun yerken hatırlıyorum kendimi. Herşeye hazırlıklı olmak lazımmış hayatta. Ben burada böyle hafif kolaymış gibi yazdım ama cidden çok kötü zamanlar geçirdim. Hayat cidden çok garip. 40 gün önce binanız çalışma hatası yüzünden yıkılacak hale gelecek deseler hangimiz inanırızki... Ayrıca şu dönem kendimi zihinsel ve düşünsel olarakta geliştirmemi sağladı herşeyden uzak kopuk bir hayat yaşarken resmen budist rahipler gibi uzun uzun düşünme süresinden geçirebildim kendimi. Belkide böyle olması gerekiyormuş...

[FREE MELON] DGS'ye Çok Az Kaldı, Turist Zor Gelir Artık.. Sıcaklaaaar!

| Tarih:
Cumartesi, Temmuz 11, 2015
Lanet olası sıcaklar slkdgjksd :( En sevmediğim hava çeşidine girdik. Aslında tam sıcakta değil şuanda istanbulda deli gibi nem var. T_T Sanırım yazddan ennn enn nefret ettiğim zaman budur. Öyle bir nem var ki üzerinizdeki tişört böyle vücudunuzla birleşir hale geliyor asldgjlkdjg. Gerçekten deli ediyor beni ya. Üstüne sıcalıklık birleşince dayanılmaz haldende çıkıp delirten hale geçiyor. Ağustos ortasına kadar da böyle devam edeceğine eminim. :( Kış çocuğuyum ben işte kabul ediyorum artık.. Kar yağsa şöyle "vuuvuvuvuvuvu" diye tipi sesi olsa çok çok ilerisi görülmese. Üstümüze kalın bişi alır botumuzu giyer keyfimize bakarız haksızmıyım. Yanlız iyi geldi bunu düşünmek. Böyle yerde ki minik su tutan yerler buzlaşsa, sarmaşıklar bitkiler donsa yürüdüğünüz bazı yerlerde su'ların donmasından dolayı çıtırtı sesleri gelse. Sonra tekrar rüzgar ve tipi sesi "vuvuvuvuvuvuvu" Hahahaha kendi kendime :s iyi geldi ya. XD

LYS'den istenilen başarıyı elde edemedim, bu kez moralim bozuldu biraz. Hani ciddi emek vermiştik. Zaten hiç bir zaman inanmayacağımda girdiğim bu sınav sistemlerinde adil bir uygulama olduğuna. Bu bir bahane değil iyi yapan zaten başarır ama ben inanmıyorum işte. Yapacak başka bir şansım yok şuan DGS'ye kaldım gibi görünüyor. Ya sektörümde bir alanda DGS ile devam edeceğim yada açıktan yazıp sektörümde çalışmaya başlayacağım. Hayatın ne vereceğini ilerleyen zamanlarda göreceğiz. Umarım bizim için en doğru olan olur.

Gelelim turist meselesine, geçtiğimiz günlerde yazıda yazmıştım. ( Tık ) Uygur meselesinin ben artık Türkçülük veya milliyetçilikle alakası olmadığını düşünüyorum. Tamamen türk ve türk kökenli insanların arapçlığı ve hardcore din olaylarına bağladım. Bundan 3-4 gün önce Taylant konsolosluğu ve yakınlarında Taylantlı bir kadına saldırıldı. Videolara baktığımda hiç bir türkçülük veya türk kökeni hatta uygur'a bile ait olmayan kareler gördüm. Kara çarşaflı tamamen arapçılığı temsil eden bazı kişiler Uygur türklerini savunarak dini söylemleriyle bağırıyorlardı. Ya lütfen biri artık arapçılığın ve arap kültürünün ne kadar doğru olmadığını anlatsın bazı insanlara. Uygur türklerini savunmak için bayrak açıyorsun yürüyüş yapıyorsun. "Allahuekber" tekbir falan yürüyorsun.. Şimdi soruyorum bende türkçülükte bozkurtçulukta bunlar mı vardı? Arapçılıkla Türkçülüğü cidden mix yapıp karıştırdınız. Ne çabuk unuttunuz gök tengriyi.. Ne çabuk unuttunuz kurtları, En güçlünün tanrısal olduğu zamanları, göçebe hayatları. Türkçülükte bunlar vardır. Ama karıştırdınız ve yok ettiniz işte. Arapların müslümanlık yayıldığı dönem Türklere uyguladığı Abbasiciliği + Emeviciliği kabul ettiniz siz.

Bu saatten sonrada zor gelir Asyalı turist ülkeye ondan sonra ekonomimiz azaldı, ürün satamıyoruz gelişemiyoruz. Çinden bize sırf 2 milyon turist geliyormuş. Bu saatten sonra 5 yıl boyunca kolay kolay o rakamın görüleceğine emin değilim. Zaten Çinli dışındaki çekik gözlü insanlara saldırıldığı için onlarda da düşüş olacağına eminim. Bu saatten sonra ciddi krizler bile doğabilir bu durumdan ötürü. Amaaan neyse ben neden kafa yordum gene bilmiyorum işte hep bişiler iyi olsun diye düşünmekten.

[FREE MELON] Okulun Son Sınavı, LYS, Evlilik Programı -Kadını Robot Görmek-

| Tarih:
Cuma, Haziran 12, 2015

Bugün bıktığım okulda son sınavıma giriyorum. Belki bütlere, yaz okuluna, kasıtlı bırakma uygulamasına maruz kalabilirim ama öyle bir durum olmassa, bugün son sınavımdır!!! Mutluyum huzurluyum bitttiği için artık daral daral geldi bıkkınlık geldi şu okuldan. Bölüm sevdiğim bir bölüm çizgim belli yaptığım işlerde belli. Ancak gel gör ki şu okulda bir türlü değerimi alamadım. Bende kendimi bıraktığımda olaylar bana patladı. Neden anlayamıyorum. Mesleki olarakta çok zor bir bölümde okuyorum. Hani ben memur adamıyım sanırım. 2 milyar maaşımı alayım sabah 9 akşam 5 rahat rahat ohh :D Yapamam ben öyle sabah 07 gece 04 ertesi gün eve hiç gelmemek gibi. Hem istemiyorum hemde yapamam. Radyo ve Televizyon bölümü öğrencisi olarak.

Bildiğiniz üzere hafta sonuda LYS sınavları başlıyor. Yani sınavlardan kurtulma süreci başlamadı hepsi şöyle toptan bitsin açıklansın istiyorum. Sınavına iyi çalışan emek veren herkesin sınavı başarılı geçmesi dileğiyle. Hırsızlık, kopyacılık yapan, şaibeli davranışlar sergileyen hiç kimsede umarım geçemez. Sınava girmek ayrı bir dert, sonuçları beklemek daha da büyük bir sorun. Geçmiyor günler sınavdan sonra. Açıklanınca da korkudan sonuca bakası gelmiyor insanın.

Dün bir evlilik programına denk geldim, yanlış hatırlamıyorsam Seda sayan'ın sunduğu programdı. Bir tane kapalı ve yaşı +60'a gelmiş bir bayan taliplerini bekliyor. Hiç bir sorun yok, ancak kadın öyle bir laf diyor ki bende şok oluyorum. Talibi'nin yeşil pasaportu olmak zorunda? Herşeyi anlarım. Evi olmasını ister, emekli olmasını ister bunlar yaşamak için zorunludur. Ve programa çıkıp evlenmek isteyen birisi bunları dile getirebilir. Ancak yeşil pasaportu olmak zorunda derseniz ben evlenmek için değil kullanmak için evliliği düşündüğünü söylerim. Böyle bir istek olması hiç bir mantığa uygun değil. Kadının bu lafları üzerine ona talip olan erkek daha da sorunluydu. Adam normal pasaportunun olduğunu genede gezebileceğini söylerken, ne kadar iyi niyetli diyordum. Ama adam öyle bir laf dediki....

Kadın gezmek isteyen zamanında çekmiş biri belliki, tamam bu da olabilir. Hatta üstüne kadın diyor ki imalı bir şekilde ben öyle evde yemek yapan evi temizleyen birisi olmayacağım. (Aslında burda demek istediği bana göre normal bir ev hanımı olmayacağım gezicez tozucaz demek gibiydi. Hangi insan yaşadığı yeri temizlemezki yoksa? Beni robot olarak görme gibi bir sitem olarak algıladım ben.) Adam o lafın üzerine tam yaşlı kafasıyla demez mi, nasıllll yaaa? Ben senle neden evlenicem ozaman. Sen yemek yapıp evi temizliceksin erkeğinede bakacaksın. o.o Hadi anlarım yaşlısın belki yanlışda anlamış olabilirsin, ama kadını asimo robotu gibi görmek nedir? Desene bare birbirimize bakıcaz, yemek yapıcaz gezicez tozucaz. Ozaman kadın hala hayır diyorsa çekilirsin zaten, o lafın altındaki manayı anlamış olursun. Ama yok arkadaş şu ülkenin kültüründe neden kadını robot, kullanılacak bir eşya olarak görüyorlar anlamıyorum. Birşey yapacaksan beraber yaparsın sen ondan üstün değilsin. Hatta birisi üstün olacaksa o'dur üstün olan, her bayan taşır çocuğunu karnında. Hiç bir çocuk ilk babasına koşmaz nasıl biri olursa olsun. Sende anneden geldin, nasıl robot gibi davranıyorsun yaaa anlamıyorum ben ne insanlar var sinirim bozuldu yazarken. İkiside anormal gerçi. İşte kadınada pek bişi diyemiyorum ki yaşıda +60 zamanında hangi zorluklardan hangi ataerkil bir yapı baskısından çıktı geldi acaba. Adam birde yok istemiyorum ben seni diye gitti. Kadın da şok sen bana geldin diye? Hahahaha komedi ya.

[FREE MELON] His Ve Yaşam - Bazı Ülkeler, İnsanlar Aşmışlar. İsterdimki..

| Tarih:
Cuma, Mart 27, 2015

Farklı kafayla yazı yazmak için neler yaptığımı biliyormusunuz? İlaç falan almıyorum :P Gece yarısı veya sabaha karşı olması beklenir genelde +03 - +05 saat aralıklarında, slow bir şarkı açılır. Daha sonra kulaklık moduna geçilir. Müzik tam anlamıyla beyine ulaşır kafa tamamen boşaltılır ve parmaklar yazmaya başlar.

Biz neden istediğimiz yerde doğmuyoruz. Aslında bana bu seçenek verilse ben her ay 4-5 ülke arasında gidip gelir oralarda doğup doğup dururdum. Bazı ülkeler algımızın alamayacağı kadar aşmış yerler. Japonya'yı anlatmama gerek yok sanırım artık? Biraz Asya dışına çıkalım. Çıkalım mı?

İsveç
Gidip orada da doğmak isterdim, neden? İskandinav ülkelerin hiç bir sıkıntısı yoktur ne derlerse desinler. Tek sıkıntısı sıcaklık olsun.. Sorunları yok nüfus az, gelir yüksek. Destek fazla. Kadın haklarının en üst seviye olduğu ülkeler arasında. Hatta şöyle diyim feminist ekipleri falan mevcut kadın hareketi adında mitingleri düzenleyip çeşitli yerlerde ayaklanma çıkartıyorlar. -tabi bu durum feminist hareketi ve farklı şeyler içerdiği için solcular tarafından desteklenmez- feministliği bende desteklemiyorum açıkcası ama bir hak hukuk var ya. Bir toplum, bir ülke, hakeden kadına olması gerektiğini veriyorsa o ülke benim olmak istediğim bir ülkedir. Bir süre sonra sıkılırım ama nüfusu 10 milyon civarlarında. Çok fazla sosyal hayat yok. O yüzden "doğup doğup başka yerlere giderdim" dedim. Yani ben burada Lapporten dağlarına sırtımı dayayıp deli gibi defterler kitaplar doldurup yazabilirdim. Sonra da alır başıma giderdim. (Feministliği desteklemememin sebebi, asıl çıkışından farklı olarak şuanda bilinmesi ve sanki erkek karşıtı olarak görüş niteliğinde olması. Aslında böyle birşey değil..)