Image Slider

Evlilik Manifestom -1

| Tarih:
Çarşamba, Şubat 06, 2019

Evlilikten beklentiniz, hayatınıza kattığınız kişiyle en iyi yerlere gelebilmek mi, yoksa arkanızı toplatacak keyfiniz istediğinde konuşacak birini bulmak mı. Şüphesiz ki manifestomu hazırlarken yaşadığım tüm olaylar ve etkilerden uzaklaşmadan yazıyorum.

Dikkat: Okuduklarınız sizi etkileyebilir. Yazılan tüm içerikler KavunPann tarafından yazılmış olup tamamıyla onun fikirlerini kapsamaktadır.

Sevgili bulma sürecinden evliliğin en üst noktasına kadar insanların dikkat etmesi gereken kurallar vardır. Örneğin bir kişi cinsel ilişki yaşamamış sevgili istiyorsa aynı davranışı kendisi de sergilemelidir. Yada hergün sağda solda gezip tozan bir eş istemiyorsa oda bu kurallar içerisinde yaşayıp adil olmalıdır. Fakat insanların anlaşmadan, tanışmadan, tecrübe yaşamadan gerçek sevdiğini bulamayacağı da bir gerçek. Bu yüzden sevgili edinmeden gerçek sevgiliyi bulmakta imkansız olacaktır.

Sevgili olduğumuz süreçte; O kişi gerçekten gelecekteki eşimiz mi olacak, yoksa bir tecrübe sürecimi? Bilemediğimiz için davranışlarımıza dikkat etmeliyiz şeklinde düşünenlerdenim. Yani sevgilim var ve onunla her istediğimi yaparım, koptuğu yerden de kopar demek yerine dikkatli bir ilişki yaşamalıyım ve sonucunda kimse zarar görmemeli demeliyim. [1] Tecrübe insanların hayatlarını tamamıyla değiştirebilecek çok yararlı bir yapı. Yaşadıklarımı yaşamasaydım, ders almasaydım şuanda da aynı hataları yaparak başka olaylara sebep olabilirdim.Yaşayarak dayanmayı, güçlü olmayı da öğrendim.

Her zaman sevgilimle yada eşimle* olmak isteyen bir o kadar da bensizken çekemeyecek yapıdayım. Birçok insanında bu hazda olup gerek sosyo-kültürel yapısından, başlangıçtaki hatalarından, gerekse kaybetme korkusundan ötürü duygularını bastırdıklarını düşünüyorum. Sizce insanların sevgili yada evlilik süreçlerinde karşı cinsden başka bir bireye ihtiyacı var mıdır? -ailesi dışında- Yoktur. Ne iş konusunda ne de yaşam konusunda. -bundan sonra söyleyeceklerimi sevgili olarak değil, eşim olarak diyeceğim ne de olsa evlilik manifestomu yazıyorum- eşimin başka bir erkekle muhabbet etmesini, harekette bulunmasını istemem. Düşününce bile rahatsız olurum. Orada olmayacağım ve eşim başka bir erkekle öğlen iş arasında karşılıklı bakışarak muhabbet edecek, espiriler yapacak ve samimi dakikalar geçirip akşam eve gelecek. Bakıldığında çok yobaz bir düşünce ama uygulamada dikkat edildiğinde "gerçek". Açıklamak istiyorum: Çalışamassın demedikçe, günlük yaşamına 'erkek konusu dışında' kıskançlık yapılmadığı sürece, mutlu etmek için herşey deneniyorsa, ve erkek başka kadınlarla muhabbet etmiyor aynı ölçüde kendisini sınırlıyorsa bunun neresi yobazlıktır? Yani diyebilirizki; Erkek ve kız tarafı da karşı cinsden başka kimseyle hareket halinde değil ve iki tarafta bunu aynı şekilde baskı olmadan uyguluyor. Bu konuda gerçekten onlara yobaz mı deriz yoksa olması gereken gibi davranıyorlar mı.

Eşimin başka erkeklerle muhabbet edip bütün gününü geçirdiği, akşamda bana bütün sinirini döktüğü yada dökmüyorsa da 3-4 saat muhabbet edip, yatıp ertesi güne uyandığı robotikleşmiş yaşamı çekmek için mi evleniyoruz. Ben ne bunun için evlenmek isterim ne de sizin bunun için evlenmenizi tavsiye ederim. Gerçek evlilik -ki burada manifestonun en derin kısımına geçtiniz- eşlerin birbirlerine hem aile, hem dost, hem sevgili, hem eş, hem arkadaş aklınıza gelebilecek her türlü ilişki içerisinde oldukları kurum olmalıdır. İnsanlar bu saçma yaşam döngüsü yüzünden birbirlerini tanımadan evlenmek için evlenerek sonrasında "ıııııııııııı birbirimizi tanımadık yaa" konuşmasına giriyorlar. Başka bir sebebi yok.

Birey ve eşi karşılıklı olarak birbirlerini en üst yere taşıyarak mutlu bir hayatı seçmelidir. Hiçbir şekilde gocunmadan eşimin masajını da yapabilirim, yemeğinide yapabilirim, her konuda elimden gelen herşeyi yapmalıyım. Bu da evliliğin zirve yaptığı noktadır. Unutmamakta fayda var herşey karşılıklıdır fakat işi yobaz evliliğe sürmeyin. Ben eşimi eve kapatırım başka biriyle konuşturmam. Kendim sokağa çıkar istediğimi yaparım magandacılığı değil. O yüzden yapılabilecek en iyi şey beraber aynı işlere girerek hayatın tamamını beraberce geçirmektir. Biliyorumki her insan bunları kaldıramaz, yada kabullenemez. Bu noktada manifestomun doğru olduğu tamamıyla ortaya çıkıyor çünkü dünyayı o hale getirdik ki sanki evlenmek zorunluymuş gibi yaşıyoruz. Nasıl ki herkes futbolcu olamıyorsa, şarkıcı olamıyorsa veya x işini yapamıyorsa, herkes de evlenebilecek yapıya sahip olmak zorunda değil.

Kim bilir insanın boşluğa düştüğü her an ikinci bir manifestonun doğmasına sebep olabilir.

[1] Zarar fiziksel veya tek taraflı olmak zorunda değil. Gelecekte eşiniz olmayacak kişiyle yaptığınız üst düzey ilişki hareketleri hem sizin gerçekten olacak eşinize karşı bir hatanız, hemde onun gelecekteki kişiye karşı yaptığı bir hata olabilir.

Pokemon Nişan Yüzükleri

| Tarih:
Pazar, Eylül 30, 2018

Popüler kültürü yakından takip eden aksesuar markası U-TREASURE, Pokemon temalı üç yüzük çıkartacağını duyurdu.

Nişan yüzüğünde kullanılan detaylar Pikachu'nun elektrik kıvılcımlarından esinlenip 'aşk'ın birlikteliğiyle oluşan kıvılcımları olarak vurgulanıyor. (K18 Sarı altın versiyonu 135.000 Yen, K18 beyaz altın versiyonu ise 128.000 Yen fiyatından satışa sunulacak. TL Fiyatı olarak: 7200 ve 6665.) Hangi versiyonunu seçerseniz seçin Pikachu çiftlere tam desteğini verecek gibi görünüyor!

Ek olarak: Satılacak yüzüklerin saklanması için özel olarak Pokeball (Pokemon Topu) şeklinde tasarlanan aksesuar çantası bulunuyor. Yüzüklerin yanında bu özel çantaya da sahip olmak isteyenlerin 12.960 yen gibi bir fiyat ödemesi gerekiyor.



[FREE MELON] Okulun Son Sınavı, LYS, Evlilik Programı -Kadını Robot Görmek-

| Tarih:
Cuma, Haziran 12, 2015

Bugün bıktığım okulda son sınavıma giriyorum. Belki bütlere, yaz okuluna, kasıtlı bırakma uygulamasına maruz kalabilirim ama öyle bir durum olmassa, bugün son sınavımdır!!! Mutluyum huzurluyum bitttiği için artık daral daral geldi bıkkınlık geldi şu okuldan. Bölüm sevdiğim bir bölüm çizgim belli yaptığım işlerde belli. Ancak gel gör ki şu okulda bir türlü değerimi alamadım. Bende kendimi bıraktığımda olaylar bana patladı. Neden anlayamıyorum. Mesleki olarakta çok zor bir bölümde okuyorum. Hani ben memur adamıyım sanırım. 2 milyar maaşımı alayım sabah 9 akşam 5 rahat rahat ohh :D Yapamam ben öyle sabah 07 gece 04 ertesi gün eve hiç gelmemek gibi. Hem istemiyorum hemde yapamam. Radyo ve Televizyon bölümü öğrencisi olarak.

Bildiğiniz üzere hafta sonuda LYS sınavları başlıyor. Yani sınavlardan kurtulma süreci başlamadı hepsi şöyle toptan bitsin açıklansın istiyorum. Sınavına iyi çalışan emek veren herkesin sınavı başarılı geçmesi dileğiyle. Hırsızlık, kopyacılık yapan, şaibeli davranışlar sergileyen hiç kimsede umarım geçemez. Sınava girmek ayrı bir dert, sonuçları beklemek daha da büyük bir sorun. Geçmiyor günler sınavdan sonra. Açıklanınca da korkudan sonuca bakası gelmiyor insanın.

Dün bir evlilik programına denk geldim, yanlış hatırlamıyorsam Seda sayan'ın sunduğu programdı. Bir tane kapalı ve yaşı +60'a gelmiş bir bayan taliplerini bekliyor. Hiç bir sorun yok, ancak kadın öyle bir laf diyor ki bende şok oluyorum. Talibi'nin yeşil pasaportu olmak zorunda? Herşeyi anlarım. Evi olmasını ister, emekli olmasını ister bunlar yaşamak için zorunludur. Ve programa çıkıp evlenmek isteyen birisi bunları dile getirebilir. Ancak yeşil pasaportu olmak zorunda derseniz ben evlenmek için değil kullanmak için evliliği düşündüğünü söylerim. Böyle bir istek olması hiç bir mantığa uygun değil. Kadının bu lafları üzerine ona talip olan erkek daha da sorunluydu. Adam normal pasaportunun olduğunu genede gezebileceğini söylerken, ne kadar iyi niyetli diyordum. Ama adam öyle bir laf dediki....

Kadın gezmek isteyen zamanında çekmiş biri belliki, tamam bu da olabilir. Hatta üstüne kadın diyor ki imalı bir şekilde ben öyle evde yemek yapan evi temizleyen birisi olmayacağım. (Aslında burda demek istediği bana göre normal bir ev hanımı olmayacağım gezicez tozucaz demek gibiydi. Hangi insan yaşadığı yeri temizlemezki yoksa? Beni robot olarak görme gibi bir sitem olarak algıladım ben.) Adam o lafın üzerine tam yaşlı kafasıyla demez mi, nasıllll yaaa? Ben senle neden evlenicem ozaman. Sen yemek yapıp evi temizliceksin erkeğinede bakacaksın. o.o Hadi anlarım yaşlısın belki yanlışda anlamış olabilirsin, ama kadını asimo robotu gibi görmek nedir? Desene bare birbirimize bakıcaz, yemek yapıcaz gezicez tozucaz. Ozaman kadın hala hayır diyorsa çekilirsin zaten, o lafın altındaki manayı anlamış olursun. Ama yok arkadaş şu ülkenin kültüründe neden kadını robot, kullanılacak bir eşya olarak görüyorlar anlamıyorum. Birşey yapacaksan beraber yaparsın sen ondan üstün değilsin. Hatta birisi üstün olacaksa o'dur üstün olan, her bayan taşır çocuğunu karnında. Hiç bir çocuk ilk babasına koşmaz nasıl biri olursa olsun. Sende anneden geldin, nasıl robot gibi davranıyorsun yaaa anlamıyorum ben ne insanlar var sinirim bozuldu yazarken. İkiside anormal gerçi. İşte kadınada pek bişi diyemiyorum ki yaşıda +60 zamanında hangi zorluklardan hangi ataerkil bir yapı baskısından çıktı geldi acaba. Adam birde yok istemiyorum ben seni diye gitti. Kadın da şok sen bana geldin diye? Hahahaha komedi ya.