Image Slider

Asya Serüvenim #1 - Hongdae, Seoul Gidiş (Güney Kore)

| Tarih:
Perşembe, Temmuz 27, 2017

Ablamla beraber uçağımızın daha ucuza gelmesi için aktarmalı şekilde biletlerimizi alıp Asya serüvenimiz için yolculuğa çıktık. Yolculuk aktarma dahil 14 saat sürdü. Aktarmasız alırsanız 9-10 saat sürmekte. Biz bin tl cebimizde kalsın 4 saat daha fazla vakit kaybedelim sorun olmaz seçeneğini tercih ettik.

Aktarmalı, aktarmasız ne olursa olsun o yolculuk bitmiyor. İlk iki saat heyecanı geçtikten sonra yavaş yavaş darlanma etkileri popo uyuşmaları başlıyor. Gece yarısı bacakları uyuşmuş Koreli amca ve teyzelerin uçak içerisinde yürüyüşlerine şahit olursanız korkmayın. Biz genciz daralmakla yetiniyoruz ama onlar bacaklarını çekiştirmekten bir hal oluyorlar. Daha önce bu kadar uzun uçak yolculuğu gerçekleştirmemiştim benim içinde çok zor bir yolculuk oldu.

Incheon'a indiğimizde ilk önce telaşlandık. Saat farkından jetlag olmuştuk, hemde kendimizi karışıklığın ortasında bulunca toparlanmamız uzun sürdü. Daha önceden araştırdığımız için havaalanı içinde 'T-Money' kartlarından satın aldık. Bu kart metro ve taşıt kullanımınızı sağlayacak hemde hat transferi yaparsanız turist kartı olduğu için ücretsiz hak tanıyacak. Ulaşımın pahallı olduğunu hatırlatmak istiyorum. Bazı hatlarda 12K Won çektiğini gördük. Yaklaşık 35Tl diyebilirim fakat metrolarından ilerleyen zamanlarda bahsedeceğim.

Havaalanında bulduğumuz ücretsiz internetle gideceğimiz otele olan uzaklığımızı ve hangi hatlardan geçmemiz gerektiğine bakarak Güney Kore içerisindeki ilk heyecanlı yolculuğumuza başladık.


Fotoğraftanda anlayacağınız gibi metro ve insanların durduğu yer arasında cam duvarlar var metro geldikten bir kaç saniye sonra kapılar açılıyor. İntihar olaylarının yüksek olmasına bağladım.

Incheondan metroya bindikten sonra Hongdae'ye gelmemiz yaklaşık 1-1.5 saat sürdü. Hongdae Seoul merkezine 20-25 dakika uzaklıkta bir semt. Semti tanımlamamı isterseniz öncelikle şunu söyleyeyim Güney Kore'de yaşayabileceğim ve sevdiğim tek yer. Burası k-pop'tan uzak, insanları daha marjinal, kültürlü ama bir o kadarda Güney Kore kültürünün içinde boğularak estetik yaptırmış kendini sergilemeye çalışan insanlarla dolu. Semtin tasarısı daha çok urban-indie tarzında. Sanırım hoşuma giden tarafı da bu oldu. Diğer şehir ve semtler gibi tek yemek kalıbında değilde meksika tacosundan tutun, Güney Kore'nin tatlı soslu tavuklarına kadar herşeyi bulabiliyorsunuz. Mağazalarına gelecek olursak tarzını burada da koruyor. İnanılmaz tatlı, farklı butik kafeler var. Veya kadıköyde ki gibi karşılıklı giyim mağazaları mevcut fakat hepsi urban-indie tasarımlarıyla. Butik mağazaların fiyatlarıda bizdeki gibi çok pahallı değil. Şehrin içinde iyi sayılabilecek Hongik Üniversitesi bulunuyor. Haritadan baktığınızda kuzeyinden güneyine kadar çok büyük görünsede büyütmemekte fayda var tüm semti bir saatte gezebilirsiniz. Birde komik olacak ama kadıköy gibi nereye giderseniz gidin ana merkezine çıkıyorsunuz. Kadıköyde de bir laf vardır kaybolursan denizi takip et merkeze gelirsiniz diye hep o geldi aklıma.