Image Slider

Kozmos - Reha Erdem (Film Analizi)

| Tarih:
Perşembe, Temmuz 23, 2015

Kozmos, Reha erdemin 2009 yılında çekip yönettiği 122 dakikalık psikolojik-sürrealist bir anlatıma sahip türk filmidir. Ayrıca çekimlerin tamamı Kars'ta geçmiştir. (Reha Erdem bana göre türkiyedeki en sağlam şekilde konu işleyen ve en iyi sürrealist yönetmenlerden biridir. Neden olduğunu analizimle beraber anlayacağız..)

Öncelikle filmde bazı dini ve teorik bilgiler işlenmekte. (Doğa-Tanrıcılık) panteizm gibi. -Herşey ve her yer tanrıdır.- 'Spinoza'

Kozmos tamamıyla bir paradokstur. Doğa ile birlikte iyilik-kötülük arasındaki çarpışmayı izleriz. Erkek karakter Kosmos, hem şifa hemde normal şekilde insanlara yardım etmek istemektedir. Buda bize kosmos'un bulunduğu iyilik durumunu açıklar. Ancak kosmos göründüğü kadar kirden arınmış ve saf değildir, o kendi amaçları ve hedefleri için hırsızlık yapmaktadır. Buda bize kötülüğün durumunu açıklar. Ayrıca çok ince bir detay bulunmakta. Hiç bir şekilde hırsızlık sahnelerinde kosmosu geniş açıdan göremeyiz. Her zaman bel planda gösterilir. Bunun altındaki sebepte çok basit, herşey izleyici yani bizlere yönelik. Bazen insanlar filmleri izlerken karaktere farklı bir göz ile bakar onu çocuğu gibi bile sevebilir. İşte bu algının daha fazla desteklenmesi için herkesin inanmak istediğine bırakır Reha Erdem...

Filmsellik dışında, belgesel bir tarzda hissediyoruz. Bu bizim filme daha kolay adapte olmamızı sağlıyor hemde karakterlerle birlikte insanları, işlenen dönemi tanıyoruz. Karakterlerin hareketleride bir paradokstur. Karakterler doğadan izler taşıdıkları için, aşklarını insanlar gibi değil doğaya daha çok ait olan "hayvanlar, diğer canlılar" gibi yaşamaktadırlar. Hayvansal cilveleri, doğaya ait olmaları bize aşklarını insansı bedenleriyle ancak hayvansal tavırlarıyla veriyorlar. Bir nevi doğa hepimizin ve aslında onlardan hiç bir farkımız yok dercesine.

Gösteren
Yardım-Şifalar
Hırsızlık-Çalmak
Doğa
Erkek Karakterler
Kadın Karakterler
Köy
Hareketler (Hayvansal)
Kahvehane

Gösterilen
İyilik
Kötülük
Panteizm
Eski Türkler
Batısal/Felsefi
Yaşam Koşulları
Aşk
Ataerkil Toplum

(Gösteren ve Gösterilen arasındaki ilişki şu şekilde hepsi birbirine denk gelir. > Yardım ve Şifalar Gösterenken, İyilik gösterilendir. Doğa gösterenken, Panteizm gösterilendir.)

Hayvansal cilveler olarak karakterler, kurt ve kuş gibi cilve yaparlar. Zaten bu durumun görsel olarak kafamızda oluşması için ara sahneler eklenmiş ve normal yürüyen bir kurt görürüz. Buda zaten bize filmde herşeyin altında bir nedenin, bağların sıkı sıkı kurulduğunu göstermekte. Dere kenarında kurtlar gibi cilveleşirler.. Son sahnelerde de kuşlar gibi uçuyor gibi olmaları. (ilişkinin doruğu) Filmin en başı ve en sonu herşeyi özetler gibidir. Açılış sahnesinde kozmos zarzor ve nefessiz kalarak köye gelir. Ama filmin sonunda köyden giderken, eskisi gibi zorluklardan kaçarak istenilmeden gitmektedir. Havaya baktığımızda bir kısım açık güneşli bir kısımsa gri ve kapalıdır. (+ Beyaz karların üzerinde -temizliğin simgelerinden-) Acaba kozmos gelirkende mi dertlerinden kaçıyordu? Yoksa kendini tanımayamı başladı? Ama görüyoruz ki kozmos'un daha çok tecrübeye ve deneyime ihtiyacı var. -İhtiyacımız var.. :) - Yaşadığımız dünyada daha görmemiz gereken o kadar çok şey varki..

Zıtlıklar: İyilik-Kötülük /////////// Karanlık Yapı-Kar


Ve geldik bana göre olan kısma, Kozmosla ilgili verilen cevap hayvanların kesildiği sahnede olduğunu düşünüyorum. Orada kesim yapan adama "Öleceklerini biliyorlar mı?" diye bir soru geliyor.. Adam da, "Onlar için bu kurtuluş" şeklinde cevap veriyor. Peki bize bu kararı veren kim, biz insanlar olarak mı bu kararı veriyoruz yoksa hayvanlar mı? Onlar gerçekten bunu biliyorlar mı... İdrak etmek, yorumlamak insana ait bir özellikse.. Bilmiyorlar elbette.. Belkide kozmos, yani biz.. Bunu kaldıramıyoruz. Bu yüzden çekip gidiyoruz son sahnedeki gibi..

***Filmden sonra biraz araştırma yapmıştım. Neptün bize en uzak 2. gezegen. Adam da hep aşk'ı aradığına göre, yönetmen bize aşkın zorluğunumu, uzaklığınımı hissettirmek istiyor. (Neptun kız karakterin ismi yokken, kozmos tarafından kıza verilen isim..) Film benim efsanelerim arasına girdi. Reha Erdemin çoğu filmide bu şekilde, hoşunuza gittiyse araştırın derim. O kadar çok anlatılacak şey varki daha, hepsine tek tek girip uzatmakta istemiyorum. Bazı kitaplardan çevirme sözler, felsefi konuşmalar hiç birine girmedim.

-Senin adın Neptün olsun, benim de Kosmos. Sol elin başımın altında olsun, sağ da beni kucaklasın.

Analizimi aynı şekilde, gösterge bilim dersinde yazıp 90 almıştım. Umarım bu alanda çalışan ve meraklısı olan herkese bir parça yardımı dokunur. 

Steins;Gate (Anime Tanıtımı)

| Tarih:
Cuma, Ocak 03, 2014

Tür: Bilim-Kurgu, Mistik, Dram
Yönetmen: Hiroshi Hamasaki
Yazar: Jukki Hanada
Şirket: Funimation Entertainment
Bölüm Sayısı: 24 (+ 1 Ova)
Puanım: 10/10

İzlediğim nadir mükemmel ve hayata dair gerçeklerden oluşan mükemmel bir anime. Yanlız baştan söyleyeyim yaşı küçük arkadaşlarımın izlemesini tavsiye etmem anime tamamen > kelebek etkisi, paradoks ve zamanda geçmişe gitmekten oluşuyor. Bu terimleri iyice bilmek gerek animeyi anlamak için. Ayrıca anime oyundan yapılma bir tür yani oyunuda var. IMDB gibi büyük film puanlama yerlerinde en iyi animeler arasında ilk 5 içerisinde dünyada bu animeyi izlemeyip ben anime fanıyım diyen insan sayısıda çok az. Ayrıca uzun zamandır annemle anime izlemiyordum tam bizlik konu 2. kez annemle izlediğim anime oldu kendileri.

Herşey çılgın bilim adamımız olan Okabe sayesinde başladı. Ürettikleri özelleştirilmiş mikro dalga fırını sayesinde zamanda geçmişe gitmeyi başardılar. Tabiki bunu kendi başına yapmadı onun yanında her zaman Mayushii (yani rehinesi.) Daru (en iyi hacker!) Kurisu (zamanda geçişleri en iyi planlayan!) ve bir çok destekçisi sayesinde bunları başardı. Gerçek hayattada olan bazı efsaneleri ve direk gerçeklikleri animede birleştirmişler, öncelikle IBN5100 olayı gerçekten efsane bir olaydır ve hepsinde 2036 yılından gelmiş birisi vardır. Ayrıca animenin içinde bu bilgisayarın yanında Cern'de geçiyor tabiki Sern olarak.. (Cern şuanda dünyanın geçmiş, gelecekle ilgili uğraşılan kara deliklerin bile yaratılmaya çalıştığı profösörlerin olduğu bir yer diyeyim yani gerçek hayatta olan birşey internetten araştırabilirsiniz) Bu iki olay animenin içine konu edilmiş ve gerçekliğe yakın tutulmuş.

Dünya bizim bilmediğimiz enerji ve paradokslarla dolu. İnanın hiç birşey göründüğü kadar basit değil. Daha bilemediğimiz bir çok özel şey ile dolu. Neden dünyadayız? Neden Uranüsde olmadı bu yaşam? Herşeyin bir sebebi var, ama unutmayın kaderimizde var! Bu animede kaderle ilgilide çok şey öğreneceksiniz. Nasıl konuşacağımı bilmiyorum o kadar iyi yapmışlarki, tekrar Japonlar herşeyi biliyor ya! dedirtti bana. İlk 10 bölümü türkiyedeki yorumlara göre anlaşılması zor ve sıkıcıymış, eğer sıkıldığınızı hissederseniz 10. bölümden sonra çok yeni şeyler öğreneceksiniz. Sadece zamanlar arası geçişler, enerjilerle insanların sıkılmaması için gene dostluk, birlikte olmak ve aşk ile ilgili konularda katılmış. Ben son bölümlerde acayip derece ağladım.. Mayushii yokmu mayushii, o kadar iyi o kadar tatlı birisi ki annemle evde onun sözü olan tutturuuu diye geziyoruz.. İnsanı etkileyen bir karakter olmuş ya. (Ayrıca Okarini seslendiren kişi seslendirme ödülleri almış ünlü bir seslendirme sanatıçısı gülmesi acayip derece psikopatça o.o) Çılgın bilim adamı olmak kolay değil. Dünyayı kurtarmak ta! Ama birisinin 2036 yılında olacak kötü olayları durdurması lazım. Okari'nin aynı haftaları sırf bazı şeyleri başarmak için kaç kere tekrar tekrar yaşadığını ve pes etmeyeşini göreceksiniz. Mayushii sen anlamasan da OKARIN senide çok seviyor!

Gerçek dostlarınızı bulduktan sonra hayat o kadar tatlıki dışarıdan nasıl insanların sizi zevkle izlediğini fark edersiniz. Ben bu anime için spoiler vermek istemiyorum durmayın izleyin hiç birşey kaçırmayacaksınız. Son bölümlerde size ağlama garantisi bile veriyorum.

Açılış müziğiyle bu mükemmel animenin tanıtım konusunu bitiriyorum. 

Yedi milyar kalbin çarpışı bile.. Seni büyüleyen basit bir etüt. Geçmişe takılı kalıp geleceğe matem tutmak bir toz zerreceğini hesaba katmamanın kaçınılmaz bedeli. Rüyalar arayı açerken; hayalini kurduğumuz gelecek razı olduğumuz kibirli bir fikir sadece. Fanilik denilen şey, alt tarafı akreple kovanın işaret ettiğine boyun eğmektir. Cehennemin kapılarını arala. Her saniye mesafeleri aşmayı istememin nedeni sırf gülümsemeni koruyabilmek ve bir kez daha münferit gözlemciye dar gelen, matemin olmadığı döngüdeyiz... -Steins;Gate 

El Psy Congroo