Japonya'nın Gürültü Kirliliği Sorunu Büyüyor

| On
Cuma, Eylül 06, 2019
Japon halkı kendini bunalmış, dağılmış, depresif hissediyor. Araştırmacılara göre en büyük nedeni şehirdeki gürültü kirliliği. Dünya sağlık örgütü'nün verilerine göre; Japonya dünyanın en gürültülü ülkelerinden birisi. Problem ülke içerisinde o kadar ciddi bir hale geldi ki yerel haber kuruluşları bile gürültü kirliliği hakkında endişeli haberler paylaşıyor. Aynı zamanda çevre problemleri komisyonuna gelen şikayetlerin yarısından fazlası gürültü kirliliği hakkında.

Kırsal alanlarda sakinlik devam etse de popülasyonun fazla olduğu şehirlerdeki uyarı tabelalarından çıkan sesler, satıcı-pazarcıların sesleri, seçim kampanya sesleri, arka planda çalan müzikler gürültü kirliliğine neden oluyor. Bu sorunların yanısıra binaların ince duvarlara sahip olması, ses yalıtımının düşük olmasından dolayı ses çok daha etkin bir şekilde yayılıyor.


Tren istasyonlarındaki duyurular, megafon sesleri, personellerin çıkarttığı sesler, halk tarafından bu bölgelerin "ses cenneti" olarak ifade edilmesine neden oluyor.

2008 yılında birkaç doktor bağımsız olarak Ueno ve Tameike-Sanno gibi istasyonların ses seviyesini ölçtü. Sonuçlar oldukça kötüydü. Dünya sağlık örgütünün önerdiği ses seviyesinden iki kat daha fazla ses seviyesi ölçülmüştü.. Şehir içerisinde daha ilginç durumların olduğu da tespit edildi. Gürültü kirliliğine maruz kalan halk, farkında olmadan turistlerin yoğun olduğu yerlerden uzaklaşıyor ve gürültü kirliliğini kendi kendilerine kontrol etmeyi başarıyorlardı.

Büyük şehirlerden kaçabilen, uzaklaşan kişilerce; Kırsal alanlarda vantilatör sesi duyulmuyor veya kulak tırmalayan istasyonlar yok. Sadece ateş böcekleri, cıvıl cıvıl öten kuşlar ve bölgedeki evlerin sakin durgunluğu vardı. Akşam olduğunda tedirginlikleri azalıyor tren raylarından gelen seslerin olmadığı zihinsel bir rahatlık beliriyordu. Sokağın ve dışarının huzurunu fark ediyorlardı.

Gürültü kirliliğinin azalması gerektiği fikri hippi düşüncelerden veya anarşist yaklaşımlardan gelmiyor. Olması gerektiği bilim tarafından da destekleniyor. Amerikan kardiyoloji okulu tarafından yapılan araştırmaya göre; Gürültü stresi arttırarak kan damarlarına zarar veriyor. Ne kadar az gürültü olursa beyin nöronlarımız o kadar fazla yenilenebiliyor.


Yazılan makale ve açıklamalara göre kamusal alanda yapılan gürültülerin büyük bir çoğunluğu aslında uyarı niteliğinde. Bu yüzden herhangi bir değişiklik olmuyor. Örneğin iş çıkışından dönen bireyin saat 17:00'den sonra dikkati dağınık ve yorgun olduğu düşünüldüğü için trenin yaklaştığını hatırlatan sesli duyurunun yapılması bir zorunluluk. Fakat halk bu gürültü kirliliğinin bahsedilenden çok daha riskli olduğunu ve yapılan araştırmaların gizlendiğini düşünüyor.


İlk Yorumu Sen Yap !
Yorum Gönderme

EMOTICON
Klik the button below to show emoticons and the its code
Hide Emoticon
Show Emoticon
:D
 
:)
 
:h
 
:a
 
:e
 
:f
 
:p
 
:v
 
:i
 
:j
 
:k
 
:(
 
:c
 
:n
 
:z
 
:g
 
:q
 
:r
 
:s
:t
 
:o
 
:x
 
:w
 
:m
 
:y
 
:b
 
:1
 
:2
 
:3
 
:4
 
:5
:6
 
:7
 
:8
 
:9