Image Slider

Neyin Olursa Olsun

| Tarih:
Cumartesi, Mayıs 16, 2015

"Akrabanda olsa" Bazen günü gelir saçma sapan insanlara senin kalitende değil seviyene bile yaklaşayamayan insanlara "tamam" demek zorunda kalırsın. Oysa herşeyin temelinde senin tam bir birey olamaman yatar. Sen kendi ayaklarının üstünde durabiliyor olsan ne birine hesap vermek zorunda kalırsın nede sana yaklaşamayan birinin lafını çekmeye. Egoist olarakta düşünmemek lazım. Biriyle konuşurken önce bakılır insan mı diye, hani oturur konuşursun dediğin hiç birşeyi anlamaz ya senin seviyende olmadığı orada çıkar zaten. Sen mükemmelsin diye değil. Sen farklıda değilsin aslında sadece senle konuşabilecek biri değil. Ama ailenden biridir, akrabandır. Ses edemezsin o yüzden, yoksa neden çekesin bu stressi?

Hayatım boyunca çevremdekilerden nefret etmekten kaçan, nefret etmeyi sevmeyen ben, bunu en yakınımdaki insanlarla yaşamaya başladım. Ne zaman veya hangi koşullarda kurtulacağımı bilmesemde, içimdeki kinci karakterinde çok fazla dolduğunu hissediyorum şu dönemde. Acaba büyük bir bireyin zamanı geldiğinde soracak kimsesi olmadığında nasıl bir his ile yaşayıp hayatının son günlerine kadar o şekilde yaşayabilecek. Dayattığı ve yapabildiği şeyleri ne zamana kadar kendini tatmin ederek yaşayabilecek. Nefret etmek kolay mı zor mu bilmiyorum ama çok yakınlarımdan yaşayacağım da kesin.

Bazen bir veya bazı insanlar hakkında düşüncelerimin umursamamaya doğru gittiğini hatta kocaman bir boşluk olduğunu düşünüyorum artık.

Nefret ettiğim bir kaç akrabam ve bir aile üyeme gelsin.
Boşluğa doğru mu gitmeliydi yoksa?

ごめん・・・ Özür Dilemek Mi Asla

| Tarih:
Cumartesi, Temmuz 19, 2014

Özür dilemek mi? Asla... (!) Sen her zaman 'kendi istediğin olsun' istedin. Oysa evet oysa 'kendi istediği olsun' istedi sadece. Nasıl bir bencilliğin içine sürüklendiğinin farkında değildi kimse. Herşey bittiğinde sadece uzaktan birbirlerine aynı heyecan ve hevesle herşey bir "hiç" gibi küfür ederek nefret bakışlarıyla yaklaştılar. Ama asla içlerindeki gururu yıkamadılar. İkisi içinde oluşan tek şey "nefret"ti. Neden böyle oldu? Yaşları mı çok küçüktü yoksa algılama kapasiteleri mi yoktu. Ne yaşadıklarının farkında mı değillerdi. Geçirdikleri yıllar asla tekrar gelmeyecekti. Her geçen gün oluşan kavgalar aralarındaki bağı daha fazla açıyordu. Asla geri gelmeyecek duyguların, uzaklaşan temelleri atılıyordu.

Herşey ne içindi? Kavgaların, bencilliklerin, nefretin "neydi sebebi" ? Farkına varabileceklermiydi? Kaçıncı kez olduğunu bilmiyorsun. Oda bilmiyor. Yaşadığın şeyleri asla başkasıylada yaşamayacaksın. Bu olayda kaç kişi vardı? Bu olayı kim anlatıyor? Ben mi seni anlatıyorum, sen mi beni? Yoksa başkası mı bizi anlatıyor. Ne istiyorsun. Tekrar yanına gelecekmisin? Birlikte olacakmıyız? Ne oluyor burada. Hergün yazdığın bir günaydın mesajı bile ona verdiğin sıcaklığı başka kimse geri getiremeyecek. Yoksa o sana herşeyi karşılıksız mı bıraktı? Neden yaptın bunu. Neden her zaman sinirliydiniz. Hiç bir zaman beni anlamayacaksın. Sana bunu söylerken bile bencillik yapıyorum. Belkide bu yüzden 3. kişi olmaya çalışıyorum. Anlıyormusun beni.

Ne benim yanımda bir daha senin gibisi olacak, nede senin yanında bir daha benim gibisi...

Kendi istediğin olsun.
Kendi istediği olsun.
Hiç.
Nefret.
Neydi Sebebi?

Hoşçakal. Hatırlıyormusun?