Siyah Elmas Kahkül Ve Bugün Tedirgin Bir Gün -Deneme Yazım-

| On
Çarşamba, Mayıs 01, 2013

Sabah kalktım, kendimi çok soğuk ve yorgun hissediyordum, nasıl olduysa bu kadar saat uyuduktan sonra bile. Yavaşca yataktan uzanıp elimle perdeye yöneldim sabah olmuştu, telefonuma bakındım ama bulamadım. Tekrar yatıp derin nefes alarak tavana baktıktan sonra yatakta oturur pozisyon aldım, anlamadığım bir şekilde kendimi hiç iyi hissetmiyordum. Tam bu sırada telefonumun çaldığını duydum sessizce durarak zil sesinin nereden geldiğini dinlemeye çalışırken yorganımın altında kaldığını fark ettim ve hemen açtım arayan Atsuko'ydu..

-Kou.. Bugün okula gelecekmisin?
-Evet, yani sanırım evet. Kendimi hiç iyi hissetmiyorum.
-Beraber gidelim mi? Seni bankların orada bekleyeceğim 15 dakika içinde gel, lütfen...

Dedi ve hemen kapattı onunla konuşurken nefes alışını, tedirginliğini hissediyordum, o böyle birisi değildi telefon elimde olayın düşüncesine dalmışken hemen üstümü giyinip oraya gitmem gerektiğini hatırladım. Odama koşup büyük bir hızla okul formamı giyip dışarı çıktım, ama hep böyle zamanlarda aksilik gene beni buldu, çantamı evde unuttuğumu fark ettim ve tekrar girip aldım, ayrıca eve ayakkabılarımla girdim muhtemelen annem uyansa beni öldürecekti biliyorum neyse ki fark etmeden tekrar çıktım.Yolda giderken aklıma Atsuko'nun konuşması geldi, uzun yıllardır tanıyordum ve her zaman samimiydik bu şekilde konuşan birisi değildi, mutlu ve eğlenceliydi. Hatta geçen sene babasını kaybettiğinde bile hala bize moral vermeye çalışıyordu. Bunları düşünürken yolda dalmışım ve bankların önünden geçerken Atsuko arkadan bana -Kou nereye? diye bağırdı, kendime geldim ve biran duraksayıp döndüm Atsuko bana doğru koşarak gelip sarıldı. O kadar içten ve samimi sarılmıştı ki sanki ikimizin o an tek bir beden olduğunu hissettim onun tüm hislerini, sıcaklığını, düşüncelerini herşeyini fark ediyordum. Hatta o kadar güzel bir duyguyduki bu, onun kırılganlığını ne kadar hassas olduğunu onunla ilgili herşeyi hissediyordum. Ayrıca bana sarıldığında burnuma çok güzel şeker veya tam fark edemediğim tarzda bir çilek kokusu yayıldı, tam bu anda bende yorgunluğumun azaldığını hissettim. Bu koku beni adeta mutlu ediyordu Atsuko uzun zaman sonra ilk defa okul eteğini giymişti ve parfüm sıktığına görede bir şekilde kendisini mutlu etmeye çalışıyordu. -telefonda sesi kötü geldiği için böyle düşündüm- Uzun süredir çeşitli sebeplerden dolayı fazla görüşemediğimiz için, biraz birbirimizin suratına konuşmadan baktıkdan sonra eski günlerde olduğu gibi kafasını yavaşca sevip kahküllerini düzeltmeme izin verdikten sonra bana gülümsedi ve okula doğru yürümeye başladık. Atsuko sürekli birşey anlatmak istiyor gibi bir hali vardı, sanki çekiniyordu bunu iyice fark ettikten sonra ben konuşmasını sağlamayı denedim ve hemen söyledim;


-Biraz önce beni telefonda aradığında sesin tedirgin geliyordu, yanılıyormuyum birşeyler anlatmak istermisin? dedim ve Atsukonun biraz kızardığını, çekindiğini gördüm genede anlatmak için kendini zorluyordu. Kou.. Bilmiyorum sana anlatmam ne kadar doğru ama erkek arkadaşımla ciddi bir şekilde kavga ettik ve en azından bunların sürekli olduğunu biliyorsun ama ben artık dayanamıyorum bir şekilde ayrılmak istiyorum belki çok uzun yıllardır beraberiz, belki çok şey yaşadık ama artık bu ilişkiyi yürütebileceğime inanmıyorum. Bana yardımcı olabilirmisin? En azından hiç birşey yapamasan bile ayrıldığımda bana hep destek olup yanımda olurmusun? dedi. Bunun üstüne düşünme gereği bile duymadım -her ne kadar arkadaş olsakta ben ilk yıllardan beri Atsuko'ya karşı ilgi duyuyordum benim için çok sevimli ve fazla güzeldi bu yüzden reddedemedim- Evet, neden seni yanlız bırakayım ki her zaman yanındayım Atsuko.. Beni çok iyi tanıyorsun birgün sana birşey olsa bile ilk ben gelirim her zamanda böyle kalacak. Atsuko bu laflarımı duyduktan sonra kendini biraz rahatlamış hissettiğini fark ettim ve yeni giydiğini düşündüğüm gömleğinin üstüne doğru gelmiş olan saçlarını yavaşca düzelterek kulağının arkasına attı ona bakarken ellerinin çok tatlı ve minik olduğunu gördüm aslında bu benim ilgimi hep çekiyordu, her zaman saçlarını sol kulağının arkasına atardı. Bunu düşünürken çok saçma şeyleri aklımda tuttuğumu fark ettim böyle şeyleri zihnimden atmalıydım belkide bunun gibi birçok gereksiz bilgi yüzünden kendimi yorgun gibi hissediyordum, kim bilir.. Okulun yakınına geldiğimizde arkadaşlarımızı gördük nedense birbirimize birşey demeden tekrar bakışlarımızla vedalaşır gibi olduk ve ayrıldık ama ikimizde dönüp ne oluyor demedik sanki herşey sistemli, bilinçli bir şekilde olmuş gibiydi.

Ders başladı Atsuko biraz daha ön sıralarda oturuyordu bende onun çaprazında 2-3 sıra gerisindeydim, buradan onu ve sırtını çok rahat görüyordum.. Öğretmen derse 5-6 dakika geç geldi okulda müdür ve diğerleri arasında küçük bir toplantı varmış bu yüzden geç kalmış, öğretmenimiz biraz genç ve yetenekli birisiydi çoğu okuldaki öğretmenler gibi yaşlı eski tektip bilgilerle gelmezdi. Bu sırada kafamı sıraya koyup düşündüm. Doğrumu yapıyordum? Veya tam olarak ben ne yapıyordum. Atsukoyu küçüklüğünden beri biliyordum nerdeyse, ama onu bildiğimden beride bir sevgilisi vardı. Bu yüzden hiç bir zaman özel şeyler söylemedim özel bir birlikteliğimizde olmadı genede her zaman çok yakın ve samimi arkadaştık. Açıkcası geçen yıllarda sevgilisini bana bir kaç defa göstermişti Atsukodan bana göre yaklaşık 5-6 yaş büyük ve kaba saba bir adamdı -belkide kıskanıyordum- bu yüzden bir yandan mutsuzdum ama bir yandanda gerçekten değer verdiğim bir kız vardı. Belki bu ayrılık onun için çok kötü olacaktı? Peki ya olmassa.. Herşey vardı. Tam bu anda iyice daldığımı fark ettim ve en yakın erkek arkadaşım Tsunku karnıma hafifce vurarak uyanmamı sağladı, kalktığımda öğretmen derse girmişti kısa bir sürede yoklama alıp bizden özür diledi ve derse başladı, tarih olmasına rağmen bugünkü aklımı kurcalayan sorunlardan dolayı hiç birşey anlamıyordum, Atsuko'ya baktığımda onunda daldığını fark ettim ve biranda bana döndü hemen yere doğru baktım, bu çok ilginçti sanki ikimizde ortak şeyleri hissediyorduk birbirimizin enerjisini anlayabiliyorduk ama gerçekten bana öyle dönünce utandım ve yere baktım kafasını çevirdiğinde tüm kahkülleri hızla hareket edip yavaşca bana doğru geliyor gibiydiler ayrıca burnundaki tatlılıkda beni iyice kendisine çekmeye başlamıştı. Kahkülleri bana ilginç bir o kadarda çekici olan siyah elması hatırlatıyordu onun verdiği ayrı bir havası vardı he her zaman en parlak halindeydi.

İlk Yorumu Sen Yap !
Yorum Gönder

EMOTICON
Klik the button below to show emoticons and the its code
Hide Emoticon
Show Emoticon
:D
 
:)
 
:h
 
:a
 
:e
 
:f
 
:p
 
:v
 
:i
 
:j
 
:k
 
:(
 
:c
 
:n
 
:z
 
:g
 
:q
 
:r
 
:s
:t
 
:o
 
:x
 
:w
 
:m
 
:y
 
:b
 
:1
 
:2
 
:3
 
:4
 
:5
:6
 
:7
 
:8
 
:9