Hayatı Sevme Sebebim

| On
Cuma, Ocak 06, 2017

Oturmuş duygusal muhabbetlerimi yapıp arada oyuna bakayım derken arkadaşım aradı;
-Gel biraz takılalım akşam kar yağacak diyorlar biraz hava alırız. 

Hafif melenkolik halim, sınavlarda bir sağdan bir soldan vurmuşken reddedemedim. Annemde aynı sebepten ötürü evden çıkmamı istemiyordu. Sonuç olarak çıktım yürürken hava çok soğuk diye biraz içimden sövdüm gibi olsada sonra iki kişi gördüm. Gülüşmeleri benim ne kadar mutsuz olduğumu hatırlatınca kafamı çevirip otobüsüme bindim.

(Hızlandırma özet. Ara kısım önemsiz girişimi güzel yapmak istedim.)

Akşam oldu eve döneceğim durakların oraya geldim, kar söylendiği gibi yağmaya başladı ama buralara kolay kolay fazla yağmaz. Buraya yağdıysa hayat kesinlikle felç olacak. Doğal olarak duraklarda taşıtlarda yok ve ramazan ayındaki pide sırası gibi önümde elli kişi bekliyor. Bir süre sonra bindik, içerisi tosttan farksız herkes yapışmış. Yüz kişilik otobüs başka araç bulunamaz diye sonuna kadar alıyor derken;

Önüme tatlı ama aslında çok farklı özelliği olmayan -normal biri- geldi. Sıkışıklıktan ötürü ben geri gittikçe oda bana doğru gelmeye çalışıyorki durumun saçmalığından kendi kendine gülmeye başladı. Otobüs doldu kalktı derken içerisinin çok sıcak, dışarının soğuk olmasıyla camlar kuzey kutupları edasıyla buhar şölenine dönüştü. O sırada görüyorumki camdan dışarıya bakmaya çalışsada hiçbirşey görünmediği için bakamıyor! Kolunu uzatıp silmeye çalışsa saçma bir görüntü olacak, fark edip hemen üst camı sildim. Tabi boyunun kısa kalacağını düşünmemiştim oda böyle parmak uçlarıyla durup bakmaya çalıştı ben gülünce oda gülmeye başlayıp beklenen soruyu sordu;
-Neredeyiz, biliyor musun?

Görebildiğim kadarıyla söyledikten sonra rahatlaması için alt camıda sildim. Bu sefer gülümsedi. Gördü ve "Heh tamam" dedikten sonra camlar tekrar buhar şovuna dönüştü. İkinci bakışında tekrar sildim ve en tatlı an; epeyce içten bir şekilde gülümseyip teşekkür etti. İnerkende iyi akşamlar şeklinde selamlaşıp ayrıldık.

Diyeceksiniz şu saçma şeyi kaç cümleyle anlattı, sevdiği şeye bak. 

Birbirimize dünyayı soyutladıktan sonra, kadın-erkek kutupları oluşturup birbirimizden soğuttuktan sonra böyle şeyleri tanımadığınız insanlarla yaşamak, karşılaşmak o kadar tatlı o kadar yaşama sevinci veren bir durum ki bunu yaşadığınızda anlayacaksınız. Hayatın her anında olmayıp belirli aralıklarla karşınıza çıkan, yaşadığını yaşaman gerektiğini tatlı bir şekilde hissettiren o tatlı his.. Evet belki bireyselci, çoğu şeyi tek başımıza yapmamız gerektiğini savunan bireyde olsam insanlığın karakterinde ayrılık değil grup olmanında yattığını sadece insanları rahatsız etme boyutuna geldiğinde tek olmamız gerektiğini ama karşılıklı şekilde ihtiyaç duyulduktan sonra tek olmanında anlamsız olduğunu düşünüyorum.


İlk Yorumu Sen Yap !
Yorum Gönder

EMOTICON
Klik the button below to show emoticons and the its code
Hide Emoticon
Show Emoticon
:D
 
:)
 
:h
 
:a
 
:e
 
:f
 
:p
 
:v
 
:i
 
:j
 
:k
 
:(
 
:c
 
:n
 
:z
 
:g
 
:q
 
:r
 
:s
:t
 
:o
 
:x
 
:w
 
:m
 
:y
 
:b
 
:1
 
:2
 
:3
 
:4
 
:5
:6
 
:7
 
:8
 
:9