Mirai Nikki (Anime Tanıtımı)

| On
Pazartesi, Nisan 07, 2014

Tür: Aksiyon, Gizem, Shounen, Gerilim, Doğa-Üstü Olaylar, Psikoloji
Yönetmen: Naoto Hosoda
Yazar: Katsuhiko Takayama
Şirket: Madman Entertainment, Funimation
Bölüm Sayısı: 26 (+2 Ova)
Puanım: 10/9

Öncelikle giriş ovasını izlemedim pek fazla ova seven birisi değilim hep hayal ürünü ötesi oldukları için, ovalar hayranların mesajlarına yorumlarına göre yapılmaktadır mesela sonda da ova var oda animenin sonu hayranlar tarafından beğenilmediği için özel bir son olarak hazırlanmış onu merak ettiğim için izledim ama gene tatmin olamadım hala ovaya karşı bir uzaklığım bulunuyor..

Animemize ilk olarak adıyla giriş yapayım Mirai Nikki, geleceğin günlüğü veya gelecekten günlük anlamına gelmektedir. Böylelikle biraz kafamızda neyle ilgili olduğu şekillendi öyle değil mi? Ana iki karakterimiz Yukki ve Yuno üzerinden oluşan bir anime ama yan karakterlerde bayağı aktif şekilde. Yuno, okulda asosyal bir tip ve hiç arkadaşı yok, olsada çok samimi değil nadir konuşan tek takılan bir tip. Yanlızlığından dolayı evde artık kendine ait bir dünya yaratıp onunla vakit geçiriyor, ama bazı şeyler aslında gerçek örneğin tanrıyla konuşması ve dileklerinin gerçekleşmesi gibi. Bunu dileği gerçekleştikten sonra kavrayabiliyor.. Ayrıca animede bulunan her karakterin kendi günlüğü var Yukki ve Yuno'da dahil. Günlük sahiplerinin amacı tanrı tarafından başlatılan bu oyun sonucunda içlerinden birisinin tanrı görevini üstlenmesi ve gelecek tanrının o olması, hepsi bunun için birbirini öldürmek zorunda son kalan tanrı olacak. Nasıl öldürebildiklerini en sonda anlatacağım. Burada olayları farklı kılan şey, tüm karakterlerin günlüklerinin farklı özellikleri olması.. Gelecek günlüğü, server günlüğü, kaçış günlüğü, hamle günlüğü, resim günlüğü vs gibi bir çok günlükten oluşuyor ve bazı karakterlerin günlükleri birbirlerininkini tamamlıyor. Mesela Yukki geleceği 10 dakikada bir görüyor (çevresinde geçen olayları) Yuno'da aşk günlüğü gibi birşey var ve Yukkiye aşık olduğu için ona olacak ve olan herşeyi görüyor. Bu gibi durumlarla olayı daha cazip hale getirmişler, bazı karakterlerinde coupleları var mesela.

Bu animeyi izlememdeki en büyük etkenlerden biriside Yandere karakterin olması. Yani Yuno.. Yandere, sevdiği erkek için bir kızın herkesi öldürebilecek hale gelmesi ve hatta sevdiği erkeği kaybetmemek için onu saklayıp, bağlayıp tutsak gibi tutmaya kadar gitmek hatta öldürme eylemini yapan bir karakteristlik özellik. Yanderenin tam açılımı budur.. Tsunderenin bir üstü diyorum ben. :P O yüzden animemiz biraz kanlı bir anime ama bazı kötü sahneler, kol kopması gibi.. Sansür yapılmış.



Asıl olayların dışında benim üzüldüğüm konuysa 3 yan karakterin hikayesi.. Çok hoşuma gitti, hani bakıyorum kendimden birşeyde yok onlarda ama dokundu bana takip etmemi hatta karakterleri sevmemi sağladı. Mesela, Uryuu Minene bu kadında tam bir psikopat ama küçükken orta doğu ülkelerinden birinden fakir olarak yaşıyor. Ailesi savaş vb durumlardan güçsüz ve aç durumda. Oda yaşamak için ekmek vs çalan bir karakter.. Burada daha sonra teröristlik dersleri eğitimi gibi şeyler alarak tam bir kaçakçı haline geliyor. Tabi rahat durmayıp Japonyaya kaçınca animemize ortak olmuş oluyor. Bu kadar yaşadığı olay dışında, anime boyunca hep başına kötü olay gelen karakterde bu kızımız bence. Onun günlüğü yanlış hatırlamıyorsam kaçış günlüğüydü ve oda tabiki tanrı olmak için uğraşıyor. Hep böyle erkeksi takılıp her zaman ailesini bir şekilde düşünüp, sevdiği ve onu sevecek bir insanın olmasıyla yaşıyor bence. (Ara bölümlerde de hep erkeksi takılmaya çalışıp sonunda kadınsı olayların başına gelmeside çok tatlı düşünülmüş.) Ne kadar belli etmesede ben hep bunu hissettim.Onun bile utandığını görmek hoşum gitti benim... Kadının en başlarda gözü çıkıyor pes etmiyor, sonra kolu kopuyor pes etmiyor, sevdiği birisi olacak o ölüyor gene pes etmiyor yaşamaya. Bu animenin en üzgün, en olay yaşayan kadını seçiyorum kendisini.. Ama sonlara doğru tanrı ona bayağı yardım edecek!



Diğer ikilimse couple! Marco IkusabaAi Mikami, onlarında birbirlerini tamamlayan günlükleri bulunuyor. Ama günlük kısmından çok beni, günlük öncesi hayat hikayeleri çekti.. Mikami kızımız, çok yanlızlık çeken yetim bir kız, hep böyle bir koruyan veya abiye aileye muhtaç gezen şekilde. Marcoda aynı şekilde ama erkek olduğu için bazı zorlukların üstesinden gelebilmiş, ayrıca yaş olarakta daha büyük. Okul zamanlarında mikami hep marconun peşinden gidiyor. Marcoda okulun reislerinden gibi birşey, o yüzden sürekli o peşinde olunca rahatsız olsada hep koruma iç güdüsüyle tersleyemiyorda. Bakışlarından ve konuşmalarından bir şekilde etkileniyor. Mikami, bu abilik ve yardıma muhtaçlık duygularının yanısıra, marcoya aşık.. Ne derse yapıyor. Bunu okulda fark eden bazı salak erkeklerse kullanmak için yalandan mikamiye mektup yazıp bir adres veriyorlar oraya gelmesini söyleyip sonuna sanki marco yazmış süsü verip dolabına mektup'u koyuyorlar. Kız tabi bulunca koşa koşa gidiyor. Tabi oraya gidince saçma sapan erkekler tarafından tecavüze uğrarken son anda marcoya mesaj atması ve marconun iç güdüsel olarak olduğu yeri tatmin edip çocukları dövmesi, sonrada intihar etme haline geleceklerken birbirlerine sarılıp hep beraberiz bundan sonra sana ne olacaksa izin vermeyeceğim diyip sarılmaları beni çok etkiledi. 


Birde ana erkek karakteri en başlarda çok korkak ağlak bir tipken karşılarına çıktıkları için. Hep bana gerçek aşk bu ikisindeymiş gibi geldi. Sonundada hala öyle düşünüyorum o da ayrı ya! O kadar üzücüki adamla kadın ölürken, adam sırf gerçek aşk bizde, sizden daha iyiyiz olayını kanıtlamak için midesine boru saplandığı halde son kez kızı görebilmek adına binanın taşlarını kaldırıp onun yanına gidip sarılmak için tüm enerjisini kullanıp sarılarak ölmeyi tercih etti! Ehhh öyle böyle değil ya çok fena etkili bu ikili beni..

Sağlam bir anime 10 puan vermesemde öyle. Tam puan vermememin sebebi, sonunu beğenmemem. Hatta 3 bölüm diyeyim, çok fazla tanrısal imgelere dönüşen mesajlı olaylar, fazla gerçekçi bulmamam sonucunda sıktı. Ben bu tanrısallığın ön planda olduğu animeler arasında "Mahou Shoujo Madoka ★ Magica" olmuştu. Bu anime ona göre çok çocukça kalıyor tanrı işlerinde. Bayağı sıktı yani o kısımları. Ama ilk bölümler, yanderelik ve yukarıda anlattığım bazı olaylar beni çok etkiledi, bölümlerin nasıl bittiğini bile anlamıyordum ozamanlarda. Bu arada merak etmeyin animedeki tüm günlük sahiplerinin olayları var beni sadece ikisi etkiledi yan karakterlerden. Kanlı, yandereli, güzel kurgusu olan bir anime izleyin!




2 yorum on "Mirai Nikki (Anime Tanıtımı)"
  1. Emin misin Yuno gibisini ister misin yani o.O Yolda başkasına o gözle bile olmasa bakacak olsan kelleyi eline verir tipi manyak bu onun yerine Minene gibi daha dengeli manyaklar iyidir :3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yani o konuda güvenilir olabilir tabi ama yaşayabilirsen...... :D Minene candır <3

      Sil

EMOTICON
Klik the button below to show emoticons and the its code
Hide Emoticon
Show Emoticon
:D
 
:)
 
:h
 
:a
 
:e
 
:f
 
:p
 
:v
 
:i
 
:j
 
:k
 
:(
 
:c
 
:n
 
:z
 
:g
 
:q
 
:r
 
:s
:t
 
:o
 
:x
 
:w
 
:m
 
:y
 
:b
 
:1
 
:2
 
:3
 
:4
 
:5
:6
 
:7
 
:8
 
:9